Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "akıl" in turco

Etymology

Arapça

ad

  1. düşünme, kavrama, anlama yetisi.

  2. ➽bellek.

    • Bunu aklımda tutacağım
  3. ayırt etme gücü.

    • Bugünkü aklım olsaydı, öyle yapmazdım
  4. (kimi deyimlerde) çare, yol, salık, öğüt, çözüm, önlem.

  5. birine yol gösteren, akıl öğreten kimse.

    • O akıl hocasına danışmadan iş yapmaz
  6. pek bir şey bilmediği halde başkalarına yol göstermeye, akıl vermeye düşkün kimse.

    • Başıma akıl hocası kesildin
  7. kavrayamamak, anlayamamak, istediği halde öğrenememek.

    • Dört işlemi çocuğun aklı almıyor
  8. (bir şeyin) olabileceğine inanmamak.

    • Bu nasıl şey, doğrusu aklım almıyor
  9. bayılmışken, kendinde değilken, bu durumu geçip ayılmak.

    • Hastamızın aklı başına geldi
  10. yanlış davranışlarından ders alıp doğru yolu görmek.

    • Aklı başına geldi ama iş işten geçmişti
  11. her zaman her yönden olgun ve akıllı davranan (kimse).

    • Çok aklı başında biri, işe yarar
  12. eksiksiz, kusursuz, doğru dürüst, işe yarar (nesne).

  13. bilincini yitirmiş, bayılmış olmak.

  14. gerektiğince ve yerli yerinde düşünebilir durumda olmamak.

    • Bunu yaparken aklım başımda değildi herhalde
  15. bilincini yitirmek, bayılmak.

    • Hasta önce inledi, sarardı, sonra aklı başından gitti
  16. çok sevinçten ya da korkudan ne yapacağını bilemez olmak.

  17. bir şeyi kavrayabilmek, ne olduğunu anlayabilmek.

    • Onun her şeye aklı erer
  18. akılca olgunlaşmak ya da yaşça biraz büyümek.

    • Biraz aklım ermeye başladığında, babamı yitirdim
  19. kendi tutum ve davranışına, kendi düşünce biçimine çok aykırı bulmak.

  20. çok korkmak, çok şaşırmak.

  21. (bir şeyi) çok beğenmek, edinmeyi çok istemek, ona bayılmak.

    • Dün bir ceket gördüm, aklım gitti
  22. çok korkmak, çok şaşırmak.

    • Tabanca patlayınca aklım gitti
  23. durup dururken anımsamak.

    • Az önce bir şey aklıma düşmüştü ama neydi unuttum

bir şeyi düşünmek, anımsamak.

  • Yine evi aklına düştü, ağlıyor
  • hiç düşünmediği bir şeyi birinin anımsamasına yol açmak, anımsatmak.

    • Parka gitmeyi çocuğun aklına getirmek işime gelmez
  • düşünmek.

    • Gideceğini hiç aklıma getirmemiştim
  • bir şeyi yapmaya kesin karar vermek.

    • Aklıma koydum, bu yaz denize gideceğim
  • bir şeyi yapmayı birinin kafasına sokmak, onu etkileyerek o işi yapacak hale getirmek.

    • Böyle şeyleri çocuğun aklına koymak doğru değildir
  • birinin aklında yer etmek.

    • Bu söz onun aklında kalır mı, bilemem
  • unutmamak.

    • Bu aklında kalsın, ilerde işine yarar
  • unutmamak.

    • Söylediklerini aklımda tutacağım
  • bellemek, öğrenmek.

    • Bu rakamları aklında tutmak pek de zor değil
  • delirmek.

    • Adam aklını kaçırmış, şimdi akıl hastanesinde
  • delice işler yapmak.

    • Aklını kaçırdın galiba, bu olur mu?
  • delirmek.

  • deli gibi olmak.

    • Bunu duyunca adam aklını kaybetti