nesnesiz (nesne almayan) eylem
(sıvı ya da çok ince taneli şeyler için) bir yerden başka bir yere doğru gitmek.
(sıvı ya da ince taneli şeyler) aşağıya, yere düşmek.
(bir yer, bir kap) üstündeki ya da içindeki sıvıyı sızdırmak.
(sıvı) bir yerden çıkmak.
birbiri ardınca ve toplu olarak gitmek.
(zaman) geçip gitmek, hızla geçmek.
(kumaş) çok yıpranıp iplikleri erimeye başlamak.
(boya) sürüldüğü yüzeyden başka alanlara taşmak ya da birbirine karışmak.
çekip gitmek, çabucak savuşmak, çabucak gözden kaybolmak.
(yılan) akar gibi hareket etmek, kayıp gitmek.
(gemi) rüzgâr, akıntı ya da demirin taraması ile sürüklenmek.
iyi kötü deme, işine yarıyor mu ona bak.
iyi kötü deme, çuvalına doldur, (mal ve para) biriktir.
hızla yol almak, hızla geçmek.
(zaman) hızla geçmek, çabuk geçmek.