unknown
bir şeyi bir yerden, bir kaptan bir başka yere ya da kaba geçirmek, boşaltmak, dökmek.
akmakta olan suyun yolunu değiştirmek, onu başka yöne çevirmek.
tarlayı altı üstüne gelecek biçimde iyice bellemek ya da sürmek.
damı elden geçirip kırık kiremitlerin yerine sağlamlarını koymak.
bir kitabı baştan sona okumak.
bir dilden bir başka dile çevirmek.
bir yerde yayımlanmış bir yazıyı oradan olduğu gibi alarak başka bir yerde yeniden yayımlamak ya da bir yazıdan başka bir yazıya parça almak.
iletmek, bildirmek.
bir parçayı yazılı olduğu diziden başka bir dizide çalmak ya da yeniden yazmak.
bir tekniğe göre biçimlendirmek, uydurmak.
taşımak.