Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "Allah" in turco

Etymology

Arapça

Phonetics

. –

özel ad

  1. ➽Tanrı.

  2. Allah sözcüğü kimi ad tamlamalarında tamlanan sözcüğü güçlendirir; Allah’ın adamı, Allah’ın kulu gibi.

  3. şaşkınlığı ya da can sıkıntısını anlatır.

    • Allah Allah, amma iş! Allah Allah, git başımdan!
  4. savaşta Türk askerinin saldırı narası.

  5. yakınılacak bir durum için, Tanrı bundan kötüsünü de gösterebilir, buna razı olmalı, buna şükür gibi söylenir.

  6. işe yarayan bir şey, bir kimse için, kusursuz değil ama işe yarıyor, olmasa ortada kalırız anlamına söylenir.

  7. Allah için, Allahı’nı seversen.

    • Yapma Allah aşkına!
  8. şaşkınlık bildirir: Şaşılacak şey, deme!

    • Allah aşkına, böyle mi dedi?
  9. belli değil, belli olmaz, kimse bilmez.

    • Onun ne yapacağını Allah bilir
  10. bana öyle geliyor ki, sanırım.

    • Allah bilir, bugün işe de gitmemiştir
  11. Tanrı yolunda.

    • Dilenci, Allah için, bir sadaka diyordu
  12. doğruyu söylemek gerekirse, doğrusu, gerçekten.

    • Adam, Allah için, iyi söyledi
  13. evde ya da ortada, az ya da çok, ne yemek varsa.

    • Bu akşam bize gel, Allah ne verdiyse, bir şeyler yiyelim
  14. ele ne geçerse, na kazanç olursa.

    • Birlikte çalışalım, Allah ne verdiyse bölüşürüz
  15. hiçbir karşılık beklemeksizin, Tanrı’yı hoşnut etmek için, Tanrı yolunda.

    • Namaz Allah rızası için kılınır
  16. ne olursun, lütfen, yalvarırım.

    • Allah rızası için biraz rahatlık ver!
  17. dilencilerin dilenirken söyledikleri sözlerden biri.

  18. yola çıkanlara söylenen, Tanrı kazadan beladan korusun anlamında bir esenleme sözü.

    • Allah selamet versin, güle güle gidin
  19. orada bulunmayan ya da uzaktaki bir tanıdık anılırken kullanılır.

    • Mustafa Bey de, Allah selamet versin, böyle yapardı
  20. pek de birinden yana olmayan bir söz söyleneceği vakit, o kişinin adından önce bir giriş sözü olarak kullanılır.

    • Allah selamet versin, Abdullah’ın işine akıl ermez
  21. gidilmesi tartışmalı bir yere gitmekte ya da istenmeyen bir gidişi gerçekleştirmekte direnenler için, gidersen git, keyfin bilir anlamında, kırgınlıkla söylenen bir söz.

  • iyi bir şey ele geçirenlere, buna sevinildiğini anlatmak için, kimi zaman da şaka yollu söylenir.

    • Allah versin, araban da çok güzelmiş. Allah versin, bu ne şıklık!
  • istediğin sadakayı veremeyeceğim, bekleme anlamında, dilenciyi baştan savmak için söylenir.

  • birinden söz eder ve onu överken, Tanrı korusun anlamında kullanılır.

    • Mustafa, Allah’a emanet, pırlantadır
  • iler tutar bir yanı olmayan biri ya da bir şey için, şaka yollu söylenir.

    • Bir otobüs ki Allah’a emanet, yine de binip yola koyulduk
  • alınyazısı, yazgı.

  • değişmez şey, değişmez durum.

    • Bir kez, Allah’ın emri, bu iş yapılacak
  • cami, mescit gibi ibadet edilen yer.

  • insan gönlü.

    • Bektaşiler, Allah’ın evini yıkma derken, gönül kırmayı anlatır
  • iyi ki.

    • Baktım cüzdanım yok, Allah’tan, yanımda arkadaşım vardı, parayı ödedik, kurtulduk
  • doğuştan, yaradılıştan.

    • Onun dili Allah’tan böyle, peltek
  • doğuştan, yaradılıştan yeteneksiz olan kişi, ne denli çalışılsa yetenekli kılınamaz.

    • Adam Allah’tan sıska, ne yapsın muska, olmuyor işte
  • güçsüz, cılız bir kuruluşa, birtakım önlemlerle büyük bir güç kazandırılamaz.

  • en umutsuz durumlarda bile kötümser olmamalıdır, Tanrı’nın bir lütufta bulunabileceği düşünülmelidir, bir mucize olabilir.

  • ölümcül, ağır hastalar için, inşallah iyileşir anlamında bir iyi dilek sözü.

    • Ağırlaşmış diyorlar, ama Allah’tan umut kesilmez