Definition of "anlatmak" in turco
unknown
birinin bir konuyu ya da şeyi anlamasını sağlamak için bilgi vererek açıklamak.
- Size işimin yoğunluğunu anlatmak istiyorum
bir konunun anlaşılmasını sağlamak, açıklamak.
- Onlara bunu anlatmak zor olacak
öykülemek.
- Olayı uzun uzun anlatmak istiyordu
dile getirmek, söylemek.
- Ona durumu anlatmak istedik
betimlemek.
- Bir kır gezisini anlatmak, düşünce anlatmaktan kolaydır
inandıracak bir biçimde belirtmek.
- Durumu açıkça anlatmak isteriz
anıştırmak, sezdirmek.
- Kırgınlık anlatan bir dil kullandı
açığa vurmak, bildirmek.
- Alınan kararı işçilere anlatmak bana düştü
(gözdağı olarak) hesap sormak.
- Bunu yaptın ya, ben sana evde anlatırım