ad
iki yeri, iki nesneyi, iki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, açıklık, boşluk.
iki olayı, iki olguyu birbirinden ayıran zaman parçası.
toplu bulunan nesnelerin ya da kişilerin içi.
toplulukların ya da kişilerin birbirine olan ilgisi, yakınlık, dostluk.
bir oyunda perde arası, bir film gösteriminde dinlenmeye ayrılan süre.
ayaktopu ve benzeri spor oyunlarında dinlenme, belli kurallara dayalı dinlenme süresi.
toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları.
bir olayın, bir olgunun geçtiği zaman.
iki kişi arasındaki yaş farkı.
kısa aralıklarla.
zaman zaman.
yapılması gereken öteki işlerle uğraşılabilmesi için, bir iş önce bitirilmek.
sıkışık bir durumda, sıkıntılı bir zamanda işe engel olan kimse, oradan uzaklaşmak.
yok etmek.
öldürmek.
iki yanı uzlaştırmak, barıştırmak.
iki kişiyi birbirine yaklaştırmak, yakınlaşmalarını, gönül ilişkisi kurmalarını sağlamak.
(birinin) bir arkadaşıyla, bir dostuyla olan ilişkisi sarsılmak, dostlukları bozulmak.
iki şey arasından zaman geçmek.
aralarında anlaşmazlık bulunan iki kişiyi uzlaştırmaya çalışmak.
iki kişinin arasındaki bir işe karışmak.
bir iş yapılmaktayken ona engel olacak başka bir şey çıkmak.
aradaki uzaklık artmak.
aradan zaman geçmek.
araları açılmış kimseleri barıştırmak.
arası açılmış kimseyle barışmak, eski dostluğunu yeniden kurmak.
dostluk kurmak, tavlamak.