unknown
bitişik, bir arada ya da yan yana olan şeyleri birbirinden uzaklaştırmak.
bir bütünü bölme işlemine uğratmak.
bir şeyi birine saklamak.
bir şeyi ya da bir yeri birine ya da bir şeye özgülemek.
bir yeri bir engelle bölmek.
seçme işlemi yapmak.
nitelikten anlamak.
dövüşmeye, kavgaya engel olmak.
kişiler arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak.
eşit biçimde davranmamak, ayrı davranmak, birbirinden ayrı tutmak.