Arapça Türkçe
unknown
bir ölçü birimini belli bir örneğe uygun duruma getirmek.
bir aygıtı belli bir işi doğru, düzgün, gereği biçimde yapabilecek düzene getirmek.
işleri birbiriyle çatışmayacak ya da zamanında bitecek bir biçimde düzenlemek.
bir kimseyi bir şeye razı etmek.
bir şeyi hazır duruma getirmek, hazırlamak, bulmak.