Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "aydınlık" in turco

ad

  1. ışık, ışık demeti.

    • Perdeyi açınca odaya aydınlık doldu
  2. ışık alan, aydınlanmış olan, karanlık olmayan, ışıklı (yer).

    • Burası karanlık, aydınlığa çıkalım
  3. çok açık, açık seçik, kolay anlaşılır.

    • Yazarın aydınlık bir anlatımı var
  4. sabahın erken saatleri, gün ışıması, ortalığın aydınlanması durumu.

    • Yarın aydınlıkta yola çıkarız
  5. mutluluktan gelen, oluşan pırıltı.

    • Yüzündeki aydınlık silindi, belli ki sıkılmıştı
  6. kötülüklerden uzak, saf, temiz.

    • O aydınlık birine benziyordu
  7. mutlu, iyi.

    • O, aydınlık günlerin geleceğine inanırdı
  8. yapının kimi yerlerinin karanlıkta kalmaması, ışık alması için yapının ortasında bırakılan, damın ortasından zemine değin uzanan boşluk.

    • Apartmanın aydınlığı da badana edilmişti
  9. aydın<sup>2</sup> olma durumu.

    • Uzmanlık ile aydınlık aynı şey değildir
  10. kötü günleri atlatıp rahatlamak.

    • Çok şükür artık aydınlığa çıktık
  11. ne olduğu anlaşılmak.

    • Durum iyice aydınlığa çıkmıştı