unknown
kendinin olan bir malı ya da hakkı, yardım olsun diye ya da iyilik etmiş olmak için bir başkasına karşılıksız olarak vermek.
herhangi bir kötü davranışı ya da suçu olmamış sayarak ceza vermekten vazgeçmek ya da verilmiş olan cezayı kaldırmak.
birini bir işin ya da görevin dışında tutmak.
karşısındakinin kusurundan, yanlışından doğacak fırsatı kaçırmayıp ona acımadan değerlendirmek.
acımasızca davranmak ya da istenmeyen bir sonuca ulaştırmak.