Definition of "cılız" in turco
sıfat
çok güçsüz, zayıf, cansız., gelişmemiş.
- Çocuk cılızdı, beslenmeliydi
(ışık için) ölgün, sönük, güçsüz.
- Lambanın cılız ışığında okumak bile güzeldi
(nesneler için) dayanıksız, güçsüz, cansız.
- Ovada iki üç tane cılız ağaç vardı
etkisiz, güçsüz, değersiz.
- Olayı cılız birkaç söz önleyemezdi