unknown
dökmek eylemine uğramak, dökmek eylemi yapılmak, dökmek eylemine konu olmak.
kır, yol, sokak gibi yerlerde insanlar çokça birikmek, insanlar kıra, yola, sokağa çıkmak.
(kumaş için) dökümlü olmak.
çok bitkin, yorgun olmak ya da kendini biraz sağlıksız duyumsamak.
çok eskimiş olmak.
(yaprak vb.) yerinden kopup ayrılmak, düşmek.
(bir eylemin, konunun) ele alınış biçiminde değişiklik olmak, biçimi değişmek.
(akarsular için) bir gölde ya da denizde son bulmak, göle ya da denize akmak.
(birkaç kişi) bir yere, hemen aynı anda ama tek tek gelmek.
kısa aralıklarla, araçtan birer ikişer inmek.
(görünümce, sağlıkça, paraca) çok kötü bir durumda olmak.
çok üşümekten sızlamak, donmak.
boş yere harcanmak, dökülmek.
bir şey uğruna çok para harcamak.
soyunmak, açık saçık giyinmek, açılmak.