Definition of "dağarcık" in turco
ad
meşin ya da dokuma, çoban ya da avcı torbası.
- Çoban, dağarcığından çıkardığı soğan ekmeği yedi
bilgi birikimi.
- Biraz yokladım, dağarcığında bir şey yokmuş
bir bilgiyi, bir gün kullanmak üzere anlığına yerleştirmek, bilgi birikimine eklemek.
- Öğrendiklerini dağarcığına yerleştirmeyen ilerleyemez
ağır bir sözü, bir davranışı, ses çıkarmayarak kabullenmek.
bilgisini ortaya dökmek.
- Çocuk, hevesle, dağarcığındakileri çıkarmak istiyordu
hazırladığı bir sözü söylemek.
- Önce duraksadı, sonra dağarcığındakini çıkardı ve rahatladı