Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "derinlik" in turco

ad

  1. derin olma durumu.

    • Burada derinlik söz konusu değil
  2. bir nesnede dibin ağza, yüzeye ya da cepheye olan uzaklığı.

    • Kuyunun derinliği on metreydi. Dükkânın derinliği yeterliydi
  3. (orman, gece vb.de) bulunulan yere göre uzakta olan yer.

    • Derinliklerden bir çığlık duyuldu
  4. bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu.

    • Körfez on kilometre genişliğinde, yirmi kilometre derinliğindedir
  5. anlam varsıllığı dolayısıyla anlaşılması, kavranması güç olanın özelliği.

    • Konunun derinliği onu korkutmuştu
  6. varlığın özü, en içi.

    • Yüreğimin derinliklerinde bir sızı duyumsadım
  7. özüne, gerçeğine inerek derinlemesine kavrama, kapsama gücü.

    • Onun düşüncelerindeki derinlik, kültüre katkıdır
  8. var olduğu duyumsanan ama ortaya çıkarılamamış, kanıtlanamamış olan şeyin bulunduğu yer.

    • Tarihin derinlikleri nice olay saklar
  9. yanaşık ya da dağınık düzende bulunan bir birliğin en ilerdeki bölümünün başından en gerideki bölümünün sonuna değin olan uzaklık.