unknown
bir bitki üretmek amacıyla toprağa tohum atmak, serpmek ya da gömmek.
toprağı, ekip biçmek için kullanmak, toprağı işlemek.
(tane, toz durumundaki bir şeyi) serpmek.
bir şeyin başlamasına yol açacak nedenleri hazırlamak.
söz verdiği halde bir buluşmaya gelmemek, söz verdiği kişiyi atlatmak.
birini, uydurma bir nedenle bir başına bırakmak, birlikteyken atlatmak.
bir yarışta ya da kovalanırken ya da bir yere yetişmek için giderken ötekilerle aradaki uzaklığı açmak, onları gerilerde bırakmak, geçmek.
(bir eşyayı) bir yerde unutmak ya da düşürerek yitirmek.
(para için) tam karşılığını almadan ya da keyif uğruna, boşuna harcamak.
emek harcanmadan verim alınamaz.
kendisine özveride bulunmadığın bir kimseden sana karşı özveri bekleyemezsin.