Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "göbek" in turco

ad

  1. insanda ve memeli hayvanlarda, göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında, bu bağın bulunduğu yerde kalan çukurluk.

  2. dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer.

  3. yağ bağlamış şişman karın.

  4. (kent, ülke vb.) orta bölüm, orta.

    • Kentin göbeğinde ev soymuşlar
  5. kimi sebze ve meyvelerin ortası.

    • Olgun karpuzun göbeğini severim. Lahananın göbeği sıkıymış
  6. kuşak<sup>3</sup>.

    • Üç göbek ötesini bile bilmez
  7. bahçe, halı, tavan, tepsi gibi şeylerin ortasında bulunan süs.

    • Bahçenin göbeğinde on çeşit çiçek vardı
  8. kavşaklarda hızı azaltmak ve rahat dönüşleri sağlamak için düzenlenmiş, çevresinde dönüş yapılan çember ya da üçgen biçimli yer.

    • Arabalar göbekten dönüp geldikleri yere gittiler
  9. fıçının en şişkin bölümü.

  10. otomobil, kamyon vb. gibi taşıtlarda, tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça.

  11. bebeğin, bir süre sonra göbek bağı düşerek bulunduğu yer iyileşmek.

  12. göbek deliğinin kapanmamasından göbeğinde fıtık oluşmak.

  13. genellikle müzik eşliğinde, karnını yukarıya doğru kesik kesik sıçratarak oynamak.

  14. çok sevinmek, sevinçle oynamak.

  15. bebeğin göbeği kesildikten sonra geri kalan damar örgüsüne bağlanan koruyucu bağ.

  16. bir bitkide yumurtacığı yumurtalığın etenesine bağlayan kordon.

  17. sanat değeri bulunmayan, eğlenmek, göbek atmak<sup>1</sup> için çalınan ya da söylenen oyun havaları, göbek atarak oynamaya uygun müzik.

  18. çok eğlenceli durum.