ad
yürekte olduğu varsayılan nitelik, sevgi, istek, anış, düşünüş gibi duygu kaynağı, kişinin iç dünyası.
istek.
midesi bulanmak, kusacağı gelmek.
içine bir tasa, üzüntü çökmek.
kuşkulanmak.
çok isteyip de elde edemediği bir şeye karşı isteği sürmek, onu edinmek istemek.
gücenmek.
(birine) sevgi duyumsamak, âşık olmak.
(bir şeye) çok ilgi duymak.
isteğine, dilediğine uygun olarak, istediği gibi, gönlünce.
iyi yürekliliğine yakışır bir biçimde.
mideyi rahatsız etmek.
kuşku vermek, kuşkuyu çekmek, hoş olmadığı duygusunu uyandırmak.
iç sıkıntısı.
hoşgörüsüzlük, hoşgörmezlik.
aşk, sevda.
karşılıksız, çıkarsız yapılan iş.
alınmak, gücenmek.
içten içe sevmek, âşık olmak.
gönül almayı bilen kimse.
başkalarını kendisine âşık eden kimse.
gönül kırgınlığına yol açmak.
âşık etmek.
bir kimsenin gücenikliğini, uygun sözlerle, davranışlarla gidermek, onun gönlünü yeniden hoş etmek.
iyi davranışlarla, kimilerini kendine bağlamak, herkese iyi davranmak.