ad
bir kimsenin ya da bir şeyin yapageldiği, göregeldiği iş ya da kendisinden beklenen eylem, iş.
bir şeyin iş görme yetisi, işlev.
bir kimsenin işi ya da resmi iş.
bir organın ya da gözenin yaptığı iş, işlev.
bir tümcede bir dil biriminin öteki birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş.
bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi.
bir işi, bir görevi yapmayı üstlenmek.
bir görevde bulunmak.
bulunduğu görevden el çektirilmek ya da görevine son verilmek.
bulunduğu görevden daha az yetkisi olan başka bir göreve atanmak.