Definition of "gözlemek" in turco
unknown
göz ile bakmak.
- İnsan gözleyince, uzaktan geçen karaltıları görebiliyor
bir şeyin olmasını ya da bir kimsenin gelmesini beklemek.
- Sizi iki gündür gözlüyorduk, hoş geldiniz
inceleyici bir gözle, dikkatle bakmak.
- Havayı gözlemek için dışarı çıktı
araştırmak, incelemek.
- Olayları gözlemek, bilim adamının işidir
gizli gizli bakmak, gözetlemek.
- Akşama değin kızları gözlemekten bıkmıyordu