Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "geçirmek" in turco

unknown

  1. geçmek eylemini yaptırmak, geçmesini sağlamak.

    • Çiviyi duvara geçirmek güç oldu
  2. bir şeyi bir yerden öteki yana götürmek.

    • Elini saçından geçirmek istiyordu, beceremiyordu, eli titriyordu
  3. bir şeyi bir yerden başka bir yere taşımak.

    • Masayı iç odaya geçirmek zaman aldı
  4. yazıyla saptamak, yazmak.

    • Durumu tutanağa geçirmek gerekiyordu
  5. bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, koymak, takmak.

    • Camı pencereye geçirmek, sonra macunlamak gerekir
  6. yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, uğurlamak, yolcu etmek.

    • Arkadaşımı geçirmek için istasyona gitmiştim
  7. (herhangi bir durumu, bir şeyi) daha önce yaşamış olmak.

    • Sık sık hastalık geçirmekten bitkinleşmişti
  8. (bir durumu) yaşamak.

    • Neşeli birkaç saat geçirdik
  9. giymek, giyinmek.

    • Sırtına paltosunu geçirip sokağa çıktı
  10. bir yerde bir süre kalmak, oturmak, yaşamak.

    • Yazı köyde geçirmek istiyor
  11. bulaştırmak.

    • Hastalığı başkalarına da geçirmek olasılığı vardı
  12. etmek, yapmak.

    • Hepsini iyi bir sınavdan geçirmek istedi
  13. (bir duruma) uğramak.

    • Yolda kaza geçirdik
  14. zaman vermek, uğraşmak.

    • Günü böyle boş geçirmek olmaz
  15. bir gereksinimi eldeki olanaklarla karşılamak, sağlamak.

    • Kışı eski bir paltoyla geçirmek zorundaydı
  16. (ayaktopu vb.de) gol atmak, sayı yapmak, yenmek.

  17. (kafa) atmak, (yumruk) vurmak.