unknown
geçmek eylemini yaptırmak, geçmesini sağlamak.
bir şeyi bir yerden öteki yana götürmek.
bir şeyi bir yerden başka bir yere taşımak.
yazıyla saptamak, yazmak.
bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, koymak, takmak.
yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, uğurlamak, yolcu etmek.
(herhangi bir durumu, bir şeyi) daha önce yaşamış olmak.
(bir durumu) yaşamak.
giymek, giyinmek.
bir yerde bir süre kalmak, oturmak, yaşamak.
bulaştırmak.
etmek, yapmak.
(bir duruma) uğramak.
zaman vermek, uğraşmak.
bir gereksinimi eldeki olanaklarla karşılamak, sağlamak.
(ayaktopu vb.de) gol atmak, sayı yapmak, yenmek.
(kafa) atmak, (yumruk) vurmak.