ad
bir şeyin arkadan gelen bölümü, arka.
alt yan, alt.
arkanın biraz uzağı.
bundan başkası.
son, sonuç.
bir şeyin sona kalanı, sonraki bölümü.
arkada kalmış zaman, geçmiş.
(insan ve hayvanda) boşaltım organının sonu, dışkılık.
benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş olan, benzerlerinden daha alt düzeyde bulunan.
(saat için) zamanı olduğundan eksik gösteren.
anlayışı kıt, anlayışsız, aptal.
düşünce olarak çağa uyamamış olan.
arkaya, geriye doğru.
(buyruk olarak) geri dön, geri git!
verdiği şeyi geri istemek.
geriye, arkaya doğru götürmek ya da gitmesini sağlamak.
düşman eline geçmiş yeri düşmandan kurtarmak.
(söz için) söylediğinin yerinde ya da doğru olmadığını, söylenmemiş sayılmasını bildirmek.
bulunduğu yerden geriye, arkaya doğru gitmek.
ileri gitmemek, kaçmak.
karıştığı bir işi sürdürmekten ya da sürdürenler arasında bulunmaktan vazgeçmek.
geri çekilme eylemini yapmak.
arkaya, geriye doğru döndürmek.
geldiği yere göndermek.
gelen bir şeyi istemeyip geri vermek, kabul etmemek.
geldiği yere dönmek.
kötüleşmek.
etkinliği az olan ya da ağır olmayan, kolay görev.
ordunun, ateş çizgisinin gerisindeki hizmet, ordunun türlü gereksinimleriyle ilgili işlerin tümü.
arkada, geride kalmak.
gecikmek, yetişememek.
(saat) zamanı eksik göstermek.
çağdaşlarının, benzerlerinin düzeyine ulaşamamak ya da gereken düzeyde olmamak.
(bir şeyi yapmaktan) çekinmemek, kaçınmamak.
(birinden) herhangi bir yönden daha aşağı olmamak.
ilgisizmiş gibi görünerek, yakın bir ilgi göstermeyerek, uzaktan.
gizlice, sinsi sinsi, sinsice.