Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "izlemek" in turco

unknown

  1. bir kimsenin ya da bir şeyin izine basarak yürümek, arkasından gitmek.

    • Öndeki arabayı yakından izlemek tehlikelidir
  2. izini sürmek.

  3. belirli bir yöne doğru gitmek, yürümek.

    • Bu yolu izlerseniz köprüye ulaşırsınız
  4. eğlenmek, öğrenmek, görmek için bakmak, seyretmek.

    • Çocuk akşama değin televizyon izliyor
  5. (zaman, sıra vb. için) arkasından gelmek, sonra gelmek.

    • Kışı ilkyaz izler
  6. bir şeyin bütün evrelerini gözlemek, bir olayın bütün gelişimini gözden geçirmek.

    • Olayı izlemek onu yormuştu
  7. herhangi bir olayla, şeyle ilgilenmek.

    • Yazın dergilerini izlemek gerekir
  8. bir şeye uymak, bağlı olmak.

    • Kadınlar modayı izlemek ister
  9. görmek, incelemek.

    • Dürbünle uzakları izlemek hoş oluyormuş
  10. belirli bir tutum, davranış ya da düşünceyi benimsemek ve o yolda gitmek.

    • Böyle bir siyasa izlemek hükümete düşer
  11. (birinin) yaptıklarını benimseyerek yolundan gitmek, arkasından gitmek.

    • Ozan, ustaları izleyerek de yolunu bulur