Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "kök" in turco

ad

  1. yerin altında aşağıya ve yanlara doğru büyüyen, kollar oluşturarak bitkileri toprağa bağlayan ve onların, toprakta bulunan besinleri emmesine yarayan klorofilsiz bölüm.

    • Ağacın kökü derinlerdeymiş
  2. (kimi şeylerde) dip bölüm.

    • Dişinin kökü çürümüş
  3. (köküyle ya da sapıyla çıkarılan bitkilerde) tane.

    • Bahçesinden iki kök yeşil soğan verdi
  4. kaynak, köken, soy.

    • Adamın kökü belli değil
  5. dip, temel, esas.

    • Her şey kökten bozuk
  6. insanı bir yere bağlayan manevi güçlerin tümü.

    • Bir ulus kökünden kopan insanlarla çürür
  7. bir sözcüğün, her türlü ekler çıkarıldıktan sonra kalan anlamlı bölümü; örneğin bildiri sözcüğünün kökü <b> <i>bil–</i> </b> bölümüdür.

  8. olağan koşullarda çevresinden yalıtılamayan, ancak birçok tepkimeden nitelik değiştirmeden geçebilen atom kümesi.

  9. denklemde, bilinmeyenin yerine konulduğunda uygun düşen gerçek ya da bileşik değer.

  10. (bitki için) kök oluşmak, köklenmek, kök tutmak.

  11. (bitki için) toprağın derinliklerine doğru iyice yayılmak.

  12. bir yere iyice yerleşmek.

  13. bir daha üreyemecek duruma getirmek.

  14. hiçbir kalıntısını bırakmamak üzere yok etmek.