unknown
tehlikeli bir durumdan, birinden, bir şeyden kurtulmak için hızla koşup uzaklaşmak.
bulunması gereken yerden, kimseye bildirmeden ayrılmak.
kendini göstermemek, gizlenmek, saklanmak, rastlaşmamaya çalışmak.
bir şeyi yapmaktan geri durmak, kaçınmak, çekinmek, sakınmak.
esirgemek.
(sıvı, duman) kapalı bir yerden dışarı sızmak.
(çorap, kumaş vb.den iplik) kopmak.
görünmeden, gizlice uzaklaşmak, sıvışmak.
girmek.
bir yana doğru kaymak.
andırmak, benzemek, yaklaşmak.
çok hızlı koşmak.
eski durumu kalmamak, yok olmak, bozulmak.
(kız, kadın) aile isteklerine karşı gelerek, evlenmek için, gizlice bir erkeğe gitmek.
kaçgöçe uymak.
(renk için) uçmak, ağarmak, solmak.
nitelik bildiren kimi sözcüklerle birlikte olmak anlamıyla yardımcı eylem gibi kullanılır.
(kimi iskambil oyunlarında) kâğıtlar dağıtıldıktan sonra durumunu, elini uygun görmeyip oyuna girmemek, belirli bir elde oynamamak.
(olumsuz biçimde ya da soru biçimindeki kullanımlarda) gözümden kaçmaz, görmez olur muyum?, olanağı değerlendirmez miyim? vb. anlamında kullanılır.