Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "kabak" in turco

ad

  1. kabakgillerden, kökü saçağı andırır biçimde dallı, gövdesi sürüngen, ince ve çok uzun, gövdesinin üzerinde sert ve kısa tüyler, tutunmaya yarayan sülükler bulunan, yaprakları çok büyük, kaba ve tüylü, çiçekleri sarı, birçok türü bulunan, genellikle seb ze olarak kullanılan ürünü için yetiştirilen otsu bir bitki.

  2. bu bitkinin, türlerine göre sebze olarak kullanılan, tatlısı yapılan, çeşitli irilikteki ürünü.

  3. esrar içicilerinin kullandığı bir çeşit nargile.

  4. sukabağının gövdesi uzunlamasına ikiye bölündükten sonra birinin üzerine ince bir deri gerilip kirişten yapılmış üç tel takılarak yayla çalınan bir halk çalgısı.

  5. (kavun, karpuz için) olgunlaşmamış, ham, tatsız.

  6. (baş için) dazlak, saçsız, tüysüz.

  7. (kişi için) bilgisiz, görgüsüz, kaba, aptal.

  8. (taşıt lastikleri için) tırtılları iyice aşınarak yüzeyi düzleşmiş.

  9. aptal, bön, salak.

  10. (hayvan için) kısa boynuzlu ya da boynuzsuz.

  11. kabağın tohumu.

  12. bu tohumun kuruyemiş olarak yenilen kavrulmuşu.

    • Çitledikleri kabak çekirdeğinin kabuğunu yere atıyorlar
  13. saçları dökülmüş, dazlak, saçsız.

  14. saçları usturayla kazınmış, dazlak.

  15. aptal, budala.