unknown
yukarı doğru devindirmek.
bulunduğu yerden almak.
altına girerek götürmek ya da tutarak yükseltmek.
çekmek, götürmek, taşımak.
(duvar vb. için) ekleyerek yükseltmek.
(ürün için) elde etmek, toplamak, taşımak.
bir şeyden çokça satın almak.
hoş görmek, katlanmak.
uygun gelmek, yakışmak.
fazlalıktan etkilenmemek, fazla bulmamak, fazlayı içinde yok edebilmek.
bir kuruluşun çalışmasına ya da bir şeyin varlığına son vermek.
hastayı hastaneye götürüp yatırmak.
(ölü için) gerekli töreni yaparak toprağa vermek.
(açıkta bırakılmış olan şeyleri) aşırmak, çalmak, hırsızlamak.
elin ulaşamayacağı bir yere koymak.
uykudan uyandırmak.
(bir kimseyi) alıp kaçırmak.
yola çıkarmak.
bulandırmak.
yataktan kurtarmak, ayağa kalkmasını sağlamak, iyileştirmek.
piyasadan çekmek.
yerinden alıp bir yana fırlatmak.
beğenmeyerek, değer vermeyerek bir yana koymak.