Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "kan" in turco

ad

  1. insanda ve gelişmiş yapılı hayvanlarda, atardamarların ve toplardamarların içinde dolaşarak gözelerde özümleme, yadımlama işlevlerini sağlayan, plazma ve yuvarlardan oluşmuş, kırmızı renkli, yaşamsal sıvı.

  2. soy.

    • O benim kanımdan, benim canımdan biri, nasıl yardım etmem ona? diyordu
  3. bir damardan bir miktar kan çekmek ya da akıtmak.

  4. birini bıçak ya da kesici bir araçla yaralamak.

  5. yüz ve huy, ana ya da baba soyunun yüzüne ve huyuna benzemek.

  6. (akraba için) yakınlık duymak.

  7. yaralamak ya da ölüme yol açmak, cana kıymak.

  8. yaralanmak ya da ölmek.

    • Bu yurt için nice kan döktük
  9. büyük aptesini yaparken kan gelmek.

  10. (kadınlarda) aybaşı fazla kanlı olmak.

  11. kan renginde olan, çok kırmızı.

  12. üstün, yaman, aşırı.

  13. (aralarında) kan davası bulunmak.

  14. insan öldürülmek.

  15. kan görünce bayılmak.

  16. (insan öldüren kimse) dizinin bağı çözülüp kaçamamak, şok geçirmek.

  17. ansızın ölmek.

  18. (hastaya, yaralıya) kan aktarmak, kanaktarım yapmak.

  19. aktarım için kan aldırmak.

  20. (biri, bir kimseye) çok eziyet çektirmek.

  21. (bir iş, oluncaya değin, o işi yapana) çok sıkıntı vermek.

  22. çok kötü duruma düşmesine ya da ölümüne yol açacak denli düşman olmak.

  23. çok önemli çıkarlarına göz dikip onları elinden almaya çalışmak.

  24. duygularıyla, onuruyla oynamak.

  25. bir kimseyi öldürmek ya da öldürtmek.

  26. bir şeyi boşa harcamak, ziyan etmek.

  27. (bir kızın) kızlığını bozmak.

  28. ölümüne yol açacak denli tehlikeli şeyler yapmak, belasını aramak.

  29. öldürmeyi isteyecek denli birine düşman olmak, onu öldürme hırsı içinde bulunmak.