Definition of "kanlanmak" in turco
nesnesiz (nesne almayan) eylem
kanlı duruma gelmek, kan bulaşmak.
- Kasabın önlüğü çok kanlanmıştı
kanı çoğalmak.
- Solgun yüzü, biraz kanlanınca pembeleşivermişti
(göz için) kan birikmek, kanla kaplanmak.
- İyice kanlanan gözünü ovuyordu