Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "kapalı" in turco

sıfat

  1. açık olmayan, kapanmış durumda olan, açılmamış.

  2. (yol vb. için) geçilmez durumda ya da kapatılmış olan.

  3. (işyeri için) çalışma saatleri sona ermiş ya da herhangi bir nedenle çalışmaz durumda olan.

  4. (kadın için) genellikle dinsel inançla örtülü giyinen ve başı örtülü olan.

  5. (giyecek için) açık olmayan, vücudun her yerini örten.

  6. açık ve kesin sözcükler kullanılmadan söylenen, açıkça belirtilmeyen, üstü örtülü.

    • O kapalı konuşmayı sever
  7. açık olmayan, gizli, saklı.

    • Bakan, kapalı toplantılarda söylediklerini açık olanlarda söylemiyor
  8. içedönük yaradılışlı.

    • Bu çocuk biraz kapalı, açılmasını istiyorum
  9. ses yolundaki bir daralma ya da kapanma sonucu oluşan (ses).

  10. içinden sürekli akım geçen elektrik devresi.

  11. içinde bir akışkan dolaşan borulardan yapılmış ve iki ucu birleştirilmiş devre.

  12. belirli amaçlarla ve bir yapının içi gibi yalnızca belirli bir alana yapılan (yayın).

  13. bir yerden dışarı çıkamamak.

    • Evde kapalı kaldık
  14. tam anlamıyla açıklanmamak, açıklığa kavuşmamak, kesinleşmemek.

    • Görüştük ama konu yine kapalı kaldı
  15. etkilenmemek.

    • İnsan bir yazın yapıtından duygulanabilir ya da ona kapalı kalabilir
  16. (kişi için) duygularını belli etmeyen, sır saklayan.

    • Ondan bilgi almak zor, kapalı kutudur, ağzı da sıkıdır
  17. dışa açık olmayan, içinde olupbitenler dıştan bilinemeyen (yer).

    • O dernek bir kapalı kutudur, ne yaparlar bilinmez
  18. niteliği gizli kalan.

  19. içinde ne olduğu bilinmeyen şey.