Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "parmak" in turco

ad

  1. insanlarda ve kimi hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, uzunca, boğumlu, oynak ve genellikle tırnaklı organların her biri.

  2. bir tekerleğin merkezinden çemberine değin uzanan çubukların her biri.

  3. el parmağının eni kadar olan.

    • Şişede birkaç parmak gaz kalmıştı
  4. koyu sıvılara daldırılıp çıkarılınca parmağa bulaşan (miktar).

    • Baldan bir parmak alıp tadına baktı
  5. sorun çıkarmak, bir işi karıştırmak.

  6. parmakla sarkıntılık etmek.

  7. genellikle sağ elinin başparmağının ucuna mürekkep sürerek, imza yerine geçmek üzere, bir yere bastırmak.

  8. belli bir konuya, bir noktaya dikkati çekmek.

    • Ücret artışı konusuna parmak basmak kimsenin aklına gelmemişti
  9. sayıları parmakla hesaplayarak, göstererek yapılan ilkel hesap.

  10. hece ölçüsü.

  11. herhangi bir parmağın bir yüzey üzerinde bıraktığı iz.

  12. genellikle kimlik belirlemede yararlanılan, parmak uçlarının iç taraflarındaki derinin her kişide değişik olan izi.

  13. parmak biçiminde olan.

    • Çocuğun yüzünde parmak parmak tokat izi kalmıştı
  14. parmaklayarak.

  15. az bulunmak.

    • Eskiden liseyi bitiren parmakla gösterilirdi
  16. çok ünlü bir kimse olmak.

    • Artık çevresinde parmakla gösterilen biri olmuştu