Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "rast" in turco

Etymology

Farsçadan

sıfat

  1. doğru, rastlama, hedefi bulma gibi anlamları olan bu sözcük Türkçede gelmek, getirmek, gitmek eylemleriyle birlikte kullanılır ya da Türkçe ek alarak eylemleşir; örneğin rastlamak gibi.

  2. hiç ummadığı, düşünmediği halde karşılaşmak.

    • Bugün eski bir arkadaşıma rast geldim
  3. düşünmediği ya da düşünülmediği halde payına düşmek.

    • Kurban etinin iyi yerleri komşuya rast geldi
  4. (atılan şey) hedefini bulmak, vurmak.

    • Attığı taş başkasına rast geldi
  5. bulmak.

    • Çoktan aradığım bir kitaba eskicilerde rast geldim
  6. (iş) isteğe uygun olmak.

    • Bugün işim rast geldi
  7. rast gelmesini sağlamak.

  8. (Tanrı) uygun getirmek, başarılı kılmak.

    • Tanrı işimizi rast getirdi ki, gerçekleşti
  9. aranmakta olan bir kimseyi ya da şeyi umulmadık bir yerde ya da zamanda buluvermek.

    • Seni iyi rast getirdim, biraz konuşalım
  10. kollamak, seçmek.

    • Babamın iyi bir gününü rast getirip bisiklet isteyeceğim