Definition of "rastlamak" in turco
Etymology
Farsçadan Türkçe
unknown
hiç ummadığı, düşünmediği halde karşılaşmak.
- Bugün eski bir arkadaşıma rastladım
düşünmediği ya da düşünülmediği halde payına düşmek.
- Kurban etinin iyi yerleri komşuya rastladı
(atılan şey) hedefini bulmak, vurmak.
- Attığı taş başkasına rastladı
bulmak.
- Çoktandır aradığım bir kitaba eskicilerde rastladım