ad
tat alma duyusuyla algılanan, kimi cisimlerin tat alma organı üstünde bıraktığı duyum.
tatlı olma durumu, tatlılık.
lezzet.
ruhsal ya da estetik yönden hoşa giden durum.
yenen bir şeyin tadını unutamamak.
hoşa giden bir şeyi unutamamak, çok hoşlanmak.
tatsız duruma gelmek, tatsızlaşmak.
hoşa giden yönlerini yitirmek.
tatsız olmak.
(insan için) sağlığı, keyfi yerinde olmamak.
(yemeğin) lezzeti gitmek, tatsızlaşmak.
(bir kimsenin, bir yerin, bir şeyin) eski güzel, hoş, imrenilir durumu kalmamak, tatsızlaşmak.
bir parçasını ağzına alıp lezzetini yoklamak.
başından geçmiş olmak.
doyulamayacak denli lezzetli olmak.
çok güzel olmak.
bir şeyin ne tatta olduğunu anlamak.
yaptığı işten zevk duymaya, tat almaya başlamak.
tadı duyumsamak.
bir şeyden hoşnutluk duymak, hoşlanmak.
(yenecek şeyler) belli bir tada kavuşmak, olgunlaşmak, tatlanmak.
(bir şey) hoşa gidecek duruma gelmek.
acı, ekşi, tatlı gibi bir tat kazandırmak.
hoşa giden bir duruma yol açmak.
usandırmak, bıktırmak.