Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "toplamak" in turco

unknown

  1. tek tek durumdaki şeyleri bir araya getirmek.

    • İnsanları bir amaçta toplamak kolay değildir
  2. devşirmek, derlemek.

    • Çiçek toplamak için kıra gittiler
  3. devşirip kaldırmak.

    • Masayı toplamak sana kaldı
  4. derli toplu bir duruma getirmek, düzene sokmak, dağınıklıktan kurtarmak.

    • Herkes kendi odasını toplasın
  5. düzgün duruma getirmek, düzeltmek.

    • Saçlarını toplamıştı
  6. artırıp biriktirmek.

    • Birkaç yılda epey servet topladı
  7. koleksiyon yapmak.

    • Yıllardır pul topluyordu
  8. sayıları ya da nicelikleri birbirine ekleyerek toplamını bulmak.

  9. hizmete çağırmak.

    • Asker toplamak devletin yetkisindedir
  10. (vergi, bağış vb. için) verecek olanlardan almak.

    • Devlet vergi toplamakta beceri gösteremiyordu
  11. (insan için) kilo almak, şişmanlamak.

    • Birkaç gün dinlenip beslenince biraz toplamıştı
  12. (çıban, yara) irinlenmek.

    • Çıban toplamıştı, patlamak üzereydi
  13. (yasaklanan şeyleri) satıcılardan almak, satışını yasaklamak.

    • Kitap toplamak çağdışıdır
  14. (otomobil vb. için) direksiyonu sağa ya da sola çevriliyken doğru duruma getirmek, yönünü düzeltmek.

  15. (bilgisayar, otomobil vb. için) gerekli parçalarını toplayıp birleştirerek onarmak ya da oluşturmak.