Definition of "uzanmak" in turco
unknown
boylu boyunca yatmak.
- Az kestirmek için biraz uzanmak istemişti
vücudunu yöneltmek ya da vücuduyla birlikte kolunu uzatmak.
- Duvardan uzanıp çiçek kopardı
ulaşmak, yetişmek.
- Çocuk masadaki bardağa uzanmak istiyor, başaramıyordu
gitmek.
- Köye kadar uzanmak ona iyi gelecekti
bir alana yayılmak.
- Kumsal, ötelere değin uzanıyordu
bir şey boyunca dizilmek, sıralanmak.
- Yolun her iki yanında ağaçlar uzanmaktaydı
sarkıntılık etmek.
heveslenmek, yeltenmek.
yatmak, ölmek.