nesnesiz (nesne almayan) eylem
(bileşiminde karbon bulunan maddeler) ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olmak.
ateş durumuna geçmek, tutuşmak.
(ısı, ışık veren ya da başka işler gören şeyler) alev yaklaştırılarak ya da özel düzeneklerine dokunularak etkinliğe geçmek, ısı ya da ışık vermek.
parlamak, parıldamak, ışık vermek.
tümü ya da birazı ateşin ya da sıcaklığın etkisiyle bozulmak, kömür durumuna gelmek.
ısı etkisiyle vücudun bir yeri yara olmak, kızarmak ya da koyulaşmak.
yanık acısını andıran bir acı duyumsamak.
(vücut ya da nesneler) ısısı, sıcaklığı artmak, ateşi olmak.
birtakım etmenlerle işe yaramaz duruma gelmek, bozulmak.
aşırı sıcaklık duyumsamak.
çok üzüntü duymak, acımak.
çok derin, çok büyük bir aşkla sevmek.
geçerliği kalmamak, değerini yitirmek.
korkulacak duruma, kötülüğe, zarara uğramak.
(çocuk oyunlarında) yanlışlık yaptığı için sırasını yitirmek, oyun dışı kalmak.
yanarak, alevlenerek.
derdini, sıkıntısını belli ederek, sızlanarak.
çok istekli bir biçimde, ısrarla.
(birini) çok derin, çok güçlü bir aşkla sevmek.
(bir şeyi) elde etmek için güçlü bir istek duyumsamak ya da elde edemediği, kaçırdığı için büyük bir üzüntü çekmek.