Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "yatırmak" in turco

unknown

  1. bir kimsenin bir yere yatmasını, boylu boyunca uzanmasını sağlamak.

    • Bebeği beşiğine yatırdım
  2. geceyi geçirmesini sağlamak, geceletmek, uyutmak.

    • Konuğu hangi odada yatıracağız?
  3. (nesneler için) yatık, eğik duruma getirmek, eğmek.

    • Çimenlere basıp yatırmışlar
  4. konuk etmek.

    • Teyzemi birkaç gün bizde yatıracağız
  5. parayı, işletmek ereğiyle bankaya ya da benzeri bir yere vermek.

    • Elindekini yatıracak bir banka bulamamıştı
  6. (vergi, telefon, elektrik vb. parasını) parayı, ilgili kuruluşa teslim etmek.

    • Su parasını dün yatırdım
  7. bir besin maddesini korumak ya da tatlandırmak için tuz, soğan, şarap vb.de bir süre bekletmek.

  8. (dik şeyleri) düzeltmek, bastırmak, yassıltmak.

    • Çimenlere basıp yatırdı
  9. gerekli ilgiyi göstermemek, savsaklamak.

    • İşi yatırıp sinemalara gidiyordu
  10. başarısızlığa uğramasına yol açmak.

    • Adamım, bizi yatırdın yahu!