nesnesiz (nesne almayan) eylem
bir yere ya da bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak.
uyumak ya da dinlenmek ereğiyle yatağa girmek ya da bir yere uzanmak.
hastalık yüzünden yatakta ya da hastanede kalmak.
geceyi bir yerde geçirmek.
yatay ya da yataya yakın duruma gelmek, eğilmek.
alıcısı çıkmamak, satılmamak, beklemek.
işlemez, çalışmaz durumda kalmak, işsiz beklemek.
(bir besin maddesi) bir özellik kazanmak için sirke, soğan, tuz, şarap gibi bir şeyin içinde bir süre beklemek.
hapishaneye konulmak.
düz bir duruma gelmek, düzleşmek.
(ölü) gömülmüş olmak.
olumsuz bir nedenle başarısızlığa uğramak, istenilen sonuca ulaşamamak.
var olmak, bulunmak.
bir iş yapmaksızın durmak, çalışmamak ya da işsiz kalmak.
bir öneriyi, bir düşünceyi benimsemeye, kabul etmeye yönelmek.
cinsel ilişkide bulunmak.
çalışmayanın kazancı olmaz, veresiye alışveriş eder, onun için sürekli borçlu kalır.
çalışmayarak bir şeyden yararlanan kimse, o şeyi yapana borçludur.
gecelerini geçirmek.
cinsel ilişkide bulunmak.