Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "çıkarmak"

Learn how to use çıkarmak in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.

Tom parayı elden çıkarmak için zaman kaybetmedi.
Translate from turco to inglés

Kahve lekesini çıkarmak zordu.
Translate from turco to inglés

Bir dil ne kadar çok ülkede konuşulursa, yerli konuşanı gibi ses çıkarmak o kadar daha az önemlidir, çünkü o dilin konuşanları değişik lehçeler duymaya alışkındır.
Translate from turco to inglés

Bu lekeyi çıkarmak zor olacak.
Translate from turco to inglés

O, arazisini elden çıkarmak istiyor.
Translate from turco to inglés

Tom yedek lastiği çıkarmak için bagajı açtı.
Translate from turco to inglés

Tom Mary'nin yüzünü kara çıkarmak istemiyor.
Translate from turco to inglés

Tom Mary'yi akşam yemeğine çıkarmak istedi, fakat o hayır dedi.
Translate from turco to inglés

O kitaplarını elden çıkarmak istiyor.
Translate from turco to inglés

Jim son üç haftadır beni akşam yemeğine çıkarmak için çalışıyor.
Translate from turco to inglés

Onun mücevher kutusunu elden çıkarmak zorunda kaldı.
Translate from turco to inglés

Onu temize çıkarmak için delil gösterebilir misin?
Translate from turco to inglés

Sırrını açığa çıkarmak istemiyordu.
Translate from turco to inglés

Kendi ana dilinde doğal ses çıkarmak ve ana dilin olmayan bir dilde doğal olmayan ses çıkarmak çok kolaydır.
Translate from turco to inglés

Yoksulluk insanlardaki en kötüyü ortaya çıkarmak ve en iyiyi gizlemek için dünyadaki başka her şeyden daha fazlasını yapar.
Translate from turco to inglés

Odada şapkanı çıkarmak zorundasın.
Translate from turco to inglés

Hanımefendilerin huzurunda şapkalarınızı çıkarmak zorundasınız.
Translate from turco to inglés

İğrenç bir yara izini açığa çıkarmak için kolunu sıvadı.
Translate from turco to inglés

Tom arabasını kardan kazıp çıkarmak zorunda kaldı.
Translate from turco to inglés

Çöpü çıkarmak için kimin sırası?
Translate from turco to inglés

İyi bir iş başardın. Senin için şapkamı çıkarmak istiyorum.
Translate from turco to inglés

Sana zorluk çıkarmak istemiyorum.
Translate from turco to inglés

Şu anın tadını çıkarmak varken, geçmişini düşünüp üzülme.
Translate from turco to inglés

Sana bir zahmet çıkarmak istemiyorum.
Translate from turco to inglés

Bu gece seni yemeğe çıkarmak istiyorum.
Translate from turco to inglés

Kiracıyı evden çıkarmak için bundan daha önemli bir sebebe ihtiyacın var.
Translate from turco to inglés

Bir yerli konuşan gibi ses çıkarmak istiyorsan bu çok iş gerektirir.
Translate from turco to inglés

Onlar onu mesele çıkarmak için sınıfta olmakla suçladılar.
Translate from turco to inglés

CD'yi bilgisayardan çıkarmak için küçük düğmeye basın.
Translate from turco to inglés

Mary'yi adaletin karşısına çıkarmak istiyorum.
Translate from turco to inglés

Sanırım Tom sorun çıkarmak için geldi.
Translate from turco to inglés

Tom gömleğini çıkarmak zorunda değildi.
Translate from turco to inglés

Tom'u buradan çıkarmak zorundayız.
Translate from turco to inglés

Seni buradan çıkarmak zorundayız.
Translate from turco to inglés

Tom'u oradan çıkarmak zorundayız.
Translate from turco to inglés

Seni buradan çıkarmak zorundayım.
Translate from turco to inglés

Seni buradan çıkarmak için geldik.
Translate from turco to inglés

Ben aklımı işten çıkarmak istiyorum.
Translate from turco to inglés

Kararını haklı çıkarmak zorunda değilsin.
Translate from turco to inglés

Seni çıkarmak istemiyorum.
Translate from turco to inglés

Ben doğanın tadını çıkarmak için buraya geldim.
Translate from turco to inglés

Herkes komik rollerde oynamanın diğer rollere göre daha zor olduğunu söylüyor ama bu hiç de doğru değil. İyi bir iş çıkarmak hangi işte olursa olsun her zaman zordur.

Giysilerimi çıkarmak istiyorum.

Sen ayakkabılarını çıkarmak isteyebilirsin.

Çoraplarımı çıkarmak zorundayım.

Biz eve girdiğimizde ayakkabılarımızı çıkarmak bizim geleneğimizdir.

Onun tadını çıkarmak istiyorum.

Kavga çıkarmak istemiyorum.

Sorun çıkarmak istemiyorum.

Bunu elden çıkarmak istediğinden emin misin?

Tom yarın gece Mary'yi dışarı çıkarmak istiyor.

Cümleyi favorilerinizden çıkarmak için siyah kalp butonuna basın.

İşletme sahibi kârı maksimuma çıkarmak istiyor.

Ben olay çıkarmak istemedim.

İletişim kurmak için bir anadil konuşuru gibi ses çıkarmak zorunda değilsin.

Dan Linda'nın yasa dışı işlerini ortaya çıkarmak için uzun bir makale yazmaya karar verdi.

Gaz çıkarmak kabadır.

Sorun çıkarmak için burada değilim.

Çöpü çıkarmak için benim sıram.

O iyi bir manzaranın tadını çıkarmak için üst katta bir oda kiraladı.

Telefon görüşmesi onu evden çıkarmak için bir hileydi.

Beni bu yerden çıkarmak zorundasın.

Tom bitkileri sulamayı bitirdikten sonra, o, gün batımının keyfini çıkarmak için veranda da oturdu.

Onu buradan çıkarmak zorundayız.

Onları buradan çıkarmak zorundayım.

Bizi buradan çıkarmak zorundasın.

Beni buradan çıkarmak zorundasın.

Onu buradan çıkarmak zorundayım.

Onları buradan çıkarmak zorundasın.

Onları buradan çıkarmak zorundayız.

Burada yemek için mi yoksa çıkarmak için mi?

O sorun çıkarmak istemiyor.

O borca batmıştı ve evini elden çıkarmak zorundaydı.

Bu kazak çıkarmak ve giymek için rahat.

O sorun çıkarmak için geldi.

O, sorun çıkarmak için geldi.

Onlar sorun çıkarmak için geldi.

Bu anın tadını çıkarmak istiyorum.

Ben çok sıcak giyinmiştim, bu yüzden bir şey çıkarmak için geri geldim.

Burada ayakkabılarımı çıkarmak zorunda mıyım?

Bütün o şeyleri geçmişten çıkarmak istemiyorum.

Güzel manzaranın tadını çıkarmak için fazla hızlı sürdük.

Çöpü çıkarmak için Tom'un sırası.

Herkesin önünde olay çıkarmak istemedim.

İçeri girmeden önce ayakkabılarını çıkarmak zorundasın.

Onlar suyu çıkarmak için bir pompa kullandı.

Bu ayı çıkarmak için ne yapacağımı bilmiyorum.

Daha çok yerli bir konuşmacı gibi ses çıkarmak için ne yapabilirim?

Sunumun içeriğini özetlemek ve bir sonuç çıkarmak istiyorum.

O kürk ceketini elden çıkarmak zorundaydı.

Yeni başlayanlar için rüzgar sörfünün keyfini çıkarmak zordur.

Yakında buradaki yiyecek ve içeceğin tadını çıkarmak için geleceksin.

Onu listeden çıkarmak isterdim.

Onu aklımdan çıkarmak istiyorum.

Tom'un çöpü çıkarmak istemediği açıktı.

Tom atları ahırdan çıkarmak için acele etti.

O borç batağına saplanmıştı ve evini elden çıkarmak zorunda kaldı.

Bu lekeyi çıkarmak imkansız olacak.

Kulaklarınızdaki kulak kirini çıkarmak için ne kullanırsınız?

Sonuç çıkarmak için halen çok erken.

Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés