Learn how to use çıkma in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Suzy, Tom'un ona çıkma teklif edeceğini umuyor.
Translate from turco to inglés
Suzy Tom'un çıkma teklif edeceğini umuyor.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye çıkma teklif etti.
Translate from turco to inglés
Mademki Tom ve Mary ayrıldılar, ona çıkma teklif etmek için sorun yok.
Translate from turco to inglés
Sanırım Tom'un Mary'ye karşı çıkma cesareti yok.
Translate from turco to inglés
Ona çıkma teklif etmeyi düşünüyordum.
Translate from turco to inglés
Şehirde sokağa çıkma yasağı konuldu.
Translate from turco to inglés
Jim Anne'e birkaç kez çıkma teklif etti.
Translate from turco to inglés
Jane işinden çok memnun ve çıkma arzusu yok.
Translate from turco to inglés
Tom Mary ile dışarı çıkma fikrini değiştirdi ve evde kaldı.
Translate from turco to inglés
Bir sokağa çıkma yasağı var mı?
Translate from turco to inglés
Karanlıktan sonra dışarı çıkma.
Translate from turco to inglés
O, ona çıkma teklif etti.
Translate from turco to inglés
Ben dünü dışarı çıkma yerine kitap okuyarak geçirdim.
Translate from turco to inglés
Tom sonunda Mary'ye çıkma teklif etmeye karar verdi.
Translate from turco to inglés
Şapka giymeden bu sıcakta dışarı çıkma.
Translate from turco to inglés
Tom bana çıkma teklif etti.
Translate from turco to inglés
Dışarı çıkma. Çok yağmur yağıyor.
Translate from turco to inglés
Mary'den gerçekten hoşlanıyorsan, ona çıkma teklif etmelisin.
Translate from turco to inglés
Bir buluşmada Tom'un Mary'ye çıkma teklif etmesini istedim.
Translate from turco to inglés
Sana çıkma teklif etmedim.
Translate from turco to inglés
Orada dışarı çıkma.
Translate from turco to inglés
Orada tatile çıkma.
Translate from turco to inglés
Mary'ye çıkma teklif et.
Translate from turco to inglés
Müslüman işçilere Ramazan ayında erken çıkma izni verdiler.
Translate from turco to inglés
Tom sonunda Mary'ye çıkma teklif etmek için cesaretini topladı.
Translate from turco to inglés
Tom bana Mary'ye çıkma teklif etmesinin gerekip gerekmediğini sordu.
Translate from turco to inglés
Mary'ye çıkma teklif etmelisin.
Translate from turco to inglés
Tom sana çıkma teklif etti mi?
Translate from turco to inglés
O sana çıkma teklif etti mi?
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye çıkma teklif etti fakat o hayır dedi. Bir yıl sonra onlar evliydi.
Translate from turco to inglés
Mary bir adama çıkma teklif etmediğini söyledi.
Translate from turco to inglés
Şemsiyesiz dışarı çıkma.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin sokağa çıkma yasağının saat kaçta olduğunu biliyor mu?
Translate from turco to inglés
Edep çizgisinden çıkma!
Translate from turco to inglés
Tom'un Mary ile çıkma fikrini sevmiyorum.
Translate from turco to inglés
Şimdiye kadar Mary'ye çıkma teklif eden tek erkek Tom'dur.
Translate from turco to inglés
Sokağa çıkma yasağı akşam 7.00'de başlar.
Translate from turco to inglés
Tom az önce bana çıkma teklif etti.
Translate from turco to inglés
Tom sana tekrar çıkma teklif etti mi?
Translate from turco to inglés
O, dışarı çıkma yerine bütün gün evde kaldı.
Translate from turco to inglés
Dışarı çıkma konusundaki düşüncemi değiştirdim ve evde kaldım.
Translate from turco to inglés
Tom sana hiç çıkma teklifinde bulundu mu?
Translate from turco to inglés
Ona çıkma teklif etsem Mary'nin benimle çıkacağını düşünüyor musun?
Translate from turco to inglés
Sanırım buradan çıkma zamanı.
Translate from turco to inglés
Sanırım buradan çıkma zamanı geldi de geçiyor.
Translate from turco to inglés
Tom bana tekrar çıkma teklif etti.
Onunla çıkma.
Onun arzularına karşı çıkma.
Sana onun çıkma zamanı olduğunu söyledim.
Ona onun çıkma zamanı olduğunu söyledim.
Tom, Mary'ye birkaç kez çıkma teklif etti.
Tom, Mary'ye çıkma teklif etti, ama o hayır dedi.
Mary Tom'la ilişkiyi bitirir bitirmez John ona çıkma teklif etti.
Odana git ve ben söyleyinceye kadar çıkma!
Bu sıcakta çıplak kafayla dışarı çıkma.
Mary'ye çıkma teklif ettin mi?
Mary'ye hiç çıkma teklif edilmedi.
Mary'ye çıkma teklif edeceğim.
Bana çıkma teklif ediyor musun?
Tom'a Mary'ye çıkma teklif etmesi gerektiğini söyledim.
Sadece yola çıkma.
Ona çıkma teklif etmeli miyim?
Hava soğuk olduğu için dışarı çıkma.
O, sokağa çıkma yasağından sonra dışarıda olduğu için göz altına alındı.
Onunla bir anlığına yalnız kaldığında, ona çıkma teklif etti.
Ben Tom'a çıkma teklif ettim.
Gerçekten dışarı çıkma havamda değildim.
Mary ona çıkma teklif etmeni istiyor.
Mary'ye çıkma teklif etmeye karar verdim.
Tom Mary'ye çıkma teklif etmeye karar verdi.
Hiç kimse Mary'ye bir randevuda çıkma teklif etmedi.
Mary'ye çıkma teklif ettim.
Tom sadece şansını denedi ve Mary'ye çıkma teklif etmek için aradı.
Neden Mary'ye çıkma teklif etmiyorsun?
Herkesin denize yürüyüşe çıkma arzusu var mı?
Ön taraftan çıkma.
Sokağa çıkma yasağım yok.
Gerçeklerin ortaya çıkma zamanı geldi.
Yürüyüşe çıplak çıkma!
Ona çıkma teklif ettim.
Kızlarla çıkma yorucu.
Dışarıya çıkma.
Ona hiç çıkma teklif edilmedi.
O bana çıkma teklif etti.
Ona çıkma teklif ettim ve o evet dedi.
Ben ona çıkma teklif ettim.
Tom Mary'ye çıkma teklif etmek istedi.
Sokağa çıkma yasağın ne zaman?
Tom Mary'yi aradı ve çıkma teklifinde bulundu.
Ona çıkma teklif etmekten korktum.
"Şimdi dışarı çıkma." "Neden değil?"
O ona çıkma teklifinde bulundu fakat o hayır dedi.
Evimde sıkı bir sokağa çıkma yasağı vardı.
Senin boğaz ağrısı ve ateşin var. Dışarı çıkma.
Kahvaltıdan önce yürüyüşe çıkma alışkanlığı duyuyorum.
İlk kez Taninna'ya çıkma teklif ettim.
Eğer ona çıkma teklif etmezsen, ben ederim.
O ona çıkma teklif etti ama o kızların erkeklere çıkma teklif etmemesi gerektiğini düşündüğü için hayır dedi.
Ona çıkma teklif ettim, ama hayır dedi.