Learn how to use çıktığı in a turco sentence. Over 55 hand-picked examples.
Oda arkadaşım, filmlere para harcama söz konusu olduğunda, müsriftir; o fiyatı ne olursa olsun, onları piyasaya çıktığı gün alıyor.
Translate from turco to inglés
Tom sesi çıktığı kadar çığlık attı.
Translate from turco to inglés
Mary'nin kimle çıktığı Tom'un umurunda değil.
Translate from turco to inglés
Bir şey çıktığı için Tom partisini iptal etti.
Translate from turco to inglés
Dilin nasıl ortaya çıktığı konusunda birçok tahmin bulunuyor ancak gerçek şu ki kimse gerçekten bilmiyor.
Translate from turco to inglés
Sesinin çıktığı kadar bağırdı.
Translate from turco to inglés
Ken sonunda yapmak için yola çıktığı şeyi başardı.
Translate from turco to inglés
Shishir çeviri yapmak için dışarı çıktığı zaman, en iyisi evde kalmaktır.
Translate from turco to inglés
Yanan evden dışarı çıktığı zaman itfaiyecinin yüzü korkunçtu.
Translate from turco to inglés
Tom'un bir Japon kızla çıktığı doğru mu?
Translate from turco to inglés
Mary'nin şimdiye kadar çıktığı tek erkek Tom'dur.
Translate from turco to inglés
Tom avazı çıktığı kadar bağırmaya başladı.
Translate from turco to inglés
Tom'un çıktığı kadın 4 kez evlendi.
Translate from turco to inglés
Tom'un çıktığı kız onu terk etti.
Translate from turco to inglés
Onun her yıl yurt dışına çıktığı doğrudur.
Translate from turco to inglés
Herkes avazı çıktığı kadar şarkı söyledi.
Translate from turco to inglés
Yağmurda dışarıya çıktığı için soğuk aldı.
Translate from turco to inglés
Onun liseden beri çıktığı bir erkek arkadaşı var, fakat o ilişkilerinin durgunlaştığını hissediyor, bu yüzden memnun oldu.
Translate from turco to inglés
Onun liseden beri çıktığı bir erkek arkadaşı var ama o onların ilişkilerinin tekdüze olduğunu hissediyor, bu yüzden o hoşnutsuz oldu.
Translate from turco to inglés
Küçük kız avazı çıktığı kadar bağırdı.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin çıktığı adam.
Translate from turco to inglés
Biz yardım için avazımızın çıktığı kadar bağırdık.
Translate from turco to inglés
Manuel ateşli silahın 14. yüzyılda ortaya çıktığı düşünülmektedir.
Translate from turco to inglés
Tom tutuklamaya karşı çıktığı için tutuklandı.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary'nin çıktığı söylentileri haftalarca dönüyordu.
Translate from turco to inglés
Tom'un çıktığı kız sen misin?
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'nin kiminle çıktığı konusnda hiçbir fikri yoktu.
Translate from turco to inglés
Avazının çıktığı kadar bağırmak zorunda değilsiniz.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary adlı üç farklı kadınla çıktığı söylüyor.
Translate from turco to inglés
Tom avazı çıktığı kadar bağırdı.
Translate from turco to inglés
Orası Sami'nin balık avına çıktığı yer.
Translate from turco to inglés
Tom'un çıktığı kız sen değil misin?
Translate from turco to inglés
Tom, kefaletle çıktığı sırada ayak bileği monitör bileziği takmak zorundadır.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary'nin çıktığı bilmiyordum.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary'nin çıktığı sana kim söyledi?
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'nin John'la çıktığı gerçeğini sevmez.
Translate from turco to inglés
Tom yaşlandı ve eskiden çıktığı kadar sık dışarı çıkmıyor.
Translate from turco to inglés
Anadoluspor takım oyunundan çok bireysel yeteneklerin ön plana çıktığı bir ekip.
Translate from turco to inglés
Ali çıktığı hava topunda rakibiyle çarpıştı.
Translate from turco to inglés
Top ayaktan çıktığı an pozisyon ofsayttı.
Fare çıktığı deliği bilir.
Top ayaktan çıktığı anda Ali ofsayttaymış.
Tren yola çıktığı sırada, biz istasyona vardık.
Ateşim çıktığı için bugün işe gelemiyorum.
Avazı çıktığı kadar bağırdı.
Ali'nin bir işi çıktığı için gelemedi.
Tartışma bir trajediye dönüştü. Kilise, suçun ortaya çıktığı yerdi.
Rusya'nın bu adaylığa karşı çıktığı bildiriliyor.
Tetris ilk çıktığı zamanlarda heves edip epey oynamıştık.
Onun evden çıktığı görüldü.
Kaçak kat çıktığı için belediyeden ceza aldı.
"Bütün bunların senin başının altından çıktığı söyleniyor. Doğru mu?" "Öncelikle kestane balının diyarından selamlar."
Bu, Tom'un çıktığı kadının bir resmi.
Sami, Leyla'nın o sırada çıktığı adamdır.
Yöneticilerin Papua Yeni Gine'de resmi dil olarak İngilizce kökenli bir kreol olan Tok Pisin'i seçmesi gibi, yöneticiler de Filipinler'de resmi dil olarak Chabacano, yani Filipin Kreyolu İspanyolcasını seçmiş olsaydı ne olurdu, merak ediyorum. Bugün Filipinliler, geçmiş İspanyol Dönemi'nin nostaljik ve şiirselliğini yaşıyor. 1898 İspanyol-Amerikan Savaşı'ndan sonra Porto Riko İspanyolcayı elinde tuttu, ancak Filipinler'i koruyamadı. Efervesan pembe bir içecek gibi, İngilizce artık Filipinler'deki ana yazı dilidir. Bununla birlikte, takımadalardaki fiili işitsel-sözlü ortak dil, iki resmi dil olan Filipince (esasen Tagalogca) ve İngilizce arasında kod değiştirmenin dili olan Taglish'tir. Chabacano (Chavacano), İspanyolcayı yerel unsurlarla birleştirir. Chabacano'da İspanyolca, Tagalogca ve İngilizce'de mevcut olan hiçbir sözlü çekim yoktur, bu da bu dilleri karmaşık hale getirir. Filipinler'deki yerel dillerin içine gömülü çok sayıda İspanyolca kökenli kelime bulunur. Yerli diller, binlerce yıl önce Tayvan'da ortaya çıktığı söylenen Avustronezya ailesindendir. Filipinler'de yaklaşık 200 dil bulunmaktadır. Bunların çoğu Avustronezya ailesindendir; İspanyol sömürgeciliğinin bir sonucu olan Chabacano ise orada çeşitli yerlerde mantar gibi filizlenmiştir.