Learn how to use çalışıp in a turco sentence. Over 32 hand-picked examples.
Sizin başarınız, sıkı çalışıp çalışmamanıza bağlıdır.
Translate from turco to inglés
Tom'un pazar günü hiç çalışıp çalışmadığını merak ediyorum.
Translate from turco to inglés
Çalışıp çalışmamak size kalmış.
Translate from turco to inglés
Önceden çalışıp gelmeyin. Bilgilerinizin spontane olmadığı çok aşikâr.
Translate from turco to inglés
Gönüllü olarak çalışıp çalışmadığım merak ediliyor mu?
Translate from turco to inglés
Yaşadığım topraklara saygım var ve çalışıp katkı sağlamak istiyorum.
Translate from turco to inglés
Ben iyi çalışıp hak ettiğimi kazanmak istiyorum.
Translate from turco to inglés
Hep birlikte çok çalışıp sorunların üstesinden geleceğiz.
Translate from turco to inglés
Hata yapmadan çok çalışıp hak ettiğim maaşı almak benim hakkım, buna engel olamazsın.
Translate from turco to inglés
Eşek gibi çalışıp bey gibi yemek.
Translate from turco to inglés
Aracılar evleri ucuz fiyatla almaya çalışıp sonra da astronomik fiyatla satıyorlar.
Translate from turco to inglés
Sıkı çalışıp sınıfındaki herkesi yakalamak zorunda.
Translate from turco to inglés
Siz pek yeterince çalışıp işlemediniz.
Translate from turco to inglés
Ben onun çalışıp çalışmadığını göreceğim.
Translate from turco to inglés
Tom'un beni öldürmeye çalışıp çalışmadığını merak ediyorum.
Translate from turco to inglés
Tom bir resort otelde çalışıp haftada 900 dolar kazanıyor.
Translate from turco to inglés
Tom'un orada çalışıp çalışmadığını bilmiyorum.
Translate from turco to inglés
Biz gün boyunca çalışıp geceleyin uyuruz.
Translate from turco to inglés
Bir dakikalığına arabamın arkasında durup bana fren lambalarımın çalışıp çalışmadığını söyler misin?
Translate from turco to inglés
Hep çalışıp hiç eğlenmemek Jack'i mal bir çocuğa çeviriyor.
Translate from turco to inglés
Çalışıp çalışmayacağına dair hiçbir fikrim yok.
Translate from turco to inglés
Bütün öğleden sonra mutfakta çalışıp çabalıyordum.
Translate from turco to inglés
Yarın çalışıp çalışamayacağını bilmiyor.
Translate from turco to inglés
Tom çok çalışıp tükenmişti.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary'nin bunu yapmaya çalışıp çalışmadığını merak ediyorum.
Translate from turco to inglés
Çalışıp da yemek pişirmeye zaman ayıramayanlar için marketlerde pakette hazır yemekler de satılıyor.
Translate from turco to inglés
Tom kaçmaya çalışıp vuruldu.
Translate from turco to inglés
Ali'nin sözlerini tevil etmeye çalışıp bokunda boncuk aramak abes. Açıkça zırvalamış.
Translate from turco to inglés
Jeremy uçuş görevlisi olarak çalışıp St Louis'de yaşıyordu.
Translate from turco to inglés
Çalışıp oynuyor, üstüne başka şeyler de yapıyorum.
Translate from turco to inglés
Çalışıp takılıyor, üstüne başka şeyler de yapıyorum.
Translate from turco to inglés
Başka şeylerle beraber çalışıp takılıyorum.
Translate from turco to inglés