Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "çalışıp"

Learn how to use çalışıp in a turco sentence. Over 32 hand-picked examples.

Sizin başarınız, sıkı çalışıp çalışmamanıza bağlıdır.
Translate from turco to inglés

Tom'un pazar günü hiç çalışıp çalışmadığını merak ediyorum.
Translate from turco to inglés

Çalışıp çalışmamak size kalmış.
Translate from turco to inglés

Önceden çalışıp gelmeyin. Bilgilerinizin spontane olmadığı çok aşikâr.
Translate from turco to inglés

Gönüllü olarak çalışıp çalışmadığım merak ediliyor mu?
Translate from turco to inglés

Yaşadığım topraklara saygım var ve çalışıp katkı sağlamak istiyorum.
Translate from turco to inglés

Ben iyi çalışıp hak ettiğimi kazanmak istiyorum.
Translate from turco to inglés

Hep birlikte çok çalışıp sorunların üstesinden geleceğiz.
Translate from turco to inglés

Hata yapmadan çok çalışıp hak ettiğim maaşı almak benim hakkım, buna engel olamazsın.
Translate from turco to inglés

Eşek gibi çalışıp bey gibi yemek.
Translate from turco to inglés

Aracılar evleri ucuz fiyatla almaya çalışıp sonra da astronomik fiyatla satıyorlar.
Translate from turco to inglés

Sıkı çalışıp sınıfındaki herkesi yakalamak zorunda.
Translate from turco to inglés

Siz pek yeterince çalışıp işlemediniz.
Translate from turco to inglés

Ben onun çalışıp çalışmadığını göreceğim.
Translate from turco to inglés

Tom'un beni öldürmeye çalışıp çalışmadığını merak ediyorum.
Translate from turco to inglés

Tom bir resort otelde çalışıp haftada 900 dolar kazanıyor.
Translate from turco to inglés

Tom'un orada çalışıp çalışmadığını bilmiyorum.
Translate from turco to inglés

Biz gün boyunca çalışıp geceleyin uyuruz.
Translate from turco to inglés

Bir dakikalığına arabamın arkasında durup bana fren lambalarımın çalışıp çalışmadığını söyler misin?
Translate from turco to inglés

Hep çalışıp hiç eğlenmemek Jack'i mal bir çocuğa çeviriyor.
Translate from turco to inglés

Çalışıp çalışmayacağına dair hiçbir fikrim yok.
Translate from turco to inglés

Bütün öğleden sonra mutfakta çalışıp çabalıyordum.
Translate from turco to inglés

Yarın çalışıp çalışamayacağını bilmiyor.
Translate from turco to inglés

Tom çok çalışıp tükenmişti.
Translate from turco to inglés

Tom ve Mary'nin bunu yapmaya çalışıp çalışmadığını merak ediyorum.
Translate from turco to inglés

Çalışıp da yemek pişirmeye zaman ayıramayanlar için marketlerde pakette hazır yemekler de satılıyor.
Translate from turco to inglés

Tom kaçmaya çalışıp vuruldu.
Translate from turco to inglés

Ali'nin sözlerini tevil etmeye çalışıp bokunda boncuk aramak abes. Açıkça zırvalamış.
Translate from turco to inglés

Jeremy uçuş görevlisi olarak çalışıp St Louis'de yaşıyordu.
Translate from turco to inglés

Çalışıp oynuyor, üstüne başka şeyler de yapıyorum.
Translate from turco to inglés

Çalışıp takılıyor, üstüne başka şeyler de yapıyorum.
Translate from turco to inglés

Başka şeylerle beraber çalışıp takılıyorum.
Translate from turco to inglés