Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "çalıntı"

Learn how to use çalıntı in a turco sentence. Over 44 hand-picked examples.

Yasal bir öpücük çalıntı olanla asla eş değerde değildir.
Translate from turco to inglés

Ben, benim çalıntı motosikletimi tekrar görmemin pek olası olmadığını düşünüyorum.
Translate from turco to inglés

Polis çalıntı arabayı kovaladı.
Translate from turco to inglés

Çalıntı çantayı bu çalılıkta bulduk.
Translate from turco to inglés

Çalıntı mal alıp satmaktan suçlu bulundu.
Translate from turco to inglés

Sonunda polis onu yakaladığında Tom çalıntı bir arabadaydı.
Translate from turco to inglés

Tom'un çalıntı elması aldığını nasıl bildin?
Translate from turco to inglés

Tom çalıntı bir arabayı sürerken yakalandı.
Translate from turco to inglés

Adam çalıntı bir pasaportla seyahat ediyordu.
Translate from turco to inglés

Tom çalıntı elmasları nereye sakladığını asla Mary'ye söylemedi.
Translate from turco to inglés

Çalıntı mal satmaktan tutuklanmıştı.
Translate from turco to inglés

Tom çalıntı gitarı yatağının altına sakladı.
Translate from turco to inglés

Üç tane çalıntı araba vardı.
Translate from turco to inglés

Kendisine sattığı bilgisayarın çalıntı olduğunu öğrendi.
Translate from turco to inglés

Tom çalıntı mücevherleri korudu.
Translate from turco to inglés

Tom çalıntı bir araçla gezip eğlenirken yakalandı.
Translate from turco to inglés

Suçlular çalıntı mal ve para ile Facebook'ta kendi fotoğraflarını yayınladıktan sonra yakalandı.
Translate from turco to inglés

Hırsızlar çalıntı yağmayı kendi aralarında böldü.
Translate from turco to inglés

Bütün bu eşyalar çalıntı mı?
Translate from turco to inglés

Tom çalıntı mücevherleri kendisi için tuttu.
Translate from turco to inglés

Tom çalıntı bir arabada yakalandı.
Translate from turco to inglés

Tom çalıntı bir arabanın içinde yakalandı.
Translate from turco to inglés

Çalıntı para asla meyve vermez.
Translate from turco to inglés

Çalıntı mal satıcısı çalıntı mallarla yakalandı.
Translate from turco to inglés

Çalıntı arabalar burada sona eriyor.
Translate from turco to inglés

Çalıntı arabalar burayı boyluyor.
Translate from turco to inglés

Onun çalıntı araba sattığını biliyorum.
Translate from turco to inglés

Tom'un çalıntı araba sattığını biliyorum.
Translate from turco to inglés

Çalıntı bildirildi.
Translate from turco to inglés

Leyla çalıntı bir araba kullanıyordu.
Translate from turco to inglés

Sami çalıntı arabada oturup bekliyordu.
Translate from turco to inglés

Tom çalıntı parayı spor çantasına koydu.
Translate from turco to inglés

Tom çalıntı bir araba kullanıyor.
Translate from turco to inglés

Polis Tom'un çalıntı cüzdanını kurtardı.
Translate from turco to inglés

Sami çalıntı arabayı bir çete üyesine sattı.
Translate from turco to inglés

Sami çalıntı arabadan kurtuldu.
Translate from turco to inglés

Sami, çalıntı arabayı mezarlığa bıraktı.
Translate from turco to inglés

Sami, çalıntı arabayı mezarlığa terk etti.
Translate from turco to inglés

Polis çalıntı mücevherleri buldu.
Translate from turco to inglés

Polis çalıntı mücevherleri keşfetti.
Translate from turco to inglés

Tom çalıntı bir araba sürerken tutuklandı.
Translate from turco to inglés

Bu araba hakkında çalıntı ihbarı var.
Translate from turco to inglés

Claudio çalıntı bir şey bulamadı.
Translate from turco to inglés

Arabanın çalıntı olduğu iki saat sonra anlaşıldı.
Translate from turco to inglés