Learn how to use çarpan in a turco sentence. Over 19 hand-picked examples.
Minibüs çarpan teyzeye minibüs çarpmamıştı.
Translate from turco to inglés
Kazara olur, bir kalp atışında, bir tek çakan, çarpan anda.
Translate from turco to inglés
Dün kuruldan yeni bir direktif aldık. Onlar en göze çarpan projelere odaklanmamızı istiyor.
Translate from turco to inglés
Arabaya çarpan kişi ben değilim.
Translate from turco to inglés
Tom gözlerini kapadı ve sahile çarpan dalgaların sesini dinledi.
Translate from turco to inglés
Bizim arabamıza çarpan kamyonu süren adamın ehliyeti yoktu.
Translate from turco to inglés
Park Caddesinde süpermarkete çarpan arabanın sürücüsü Tom'du.
Translate from turco to inglés
Bize Tom'a çarpan arabanın bir tanımını verebilir misin?
Translate from turco to inglés
Hummer limuzinleri göze çarpan tüketimin nihai sembolüdür.
Translate from turco to inglés
Yalnızlık tüm göze çarpan insanların kaderidir.
Translate from turco to inglés
Duvara çarpan arabanın şoförü sarışın bir kadındı.
Translate from turco to inglés
Bir ağaca çarpan bir kayakçıyı kurtarmak zorundaydık.
Translate from turco to inglés
Korner direğine çarpan top oyun alanında kaldı.
Translate from turco to inglés
Bu yıl gözüne en çok çarpan oyuncu kim?
Translate from turco to inglés
Savunmaya çarpan top kornere gitti.
Translate from turco to inglés
Köpeğine araba çarpan çocuk 3 gündür okula gelmedi.
Translate from turco to inglés
Böyle bir inkârda bulunmak, deliler gibi saçmalamak, yüzlerine çarpan yadsınamaz gerçeği kabul etmeyi reddetmek olurdu.
Translate from turco to inglés
Bir insanda gözüne çarpan ilk şey nedir?
Translate from turco to inglés
Bazı kurbağalar hakikaten göze çarpan güzel renklere sahiptir.
Translate from turco to inglés