Learn how to use çekmek in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Karla kaplı dağların resimlerini çekmek için Nagano'ya gittim.
Translate from turco to inglés
Yağmur yağarsa ve toprak nemli olursa, otları çekmek daha kolay olur.
Translate from turco to inglés
Bir resim çekmek için yapmanız gereken bütün şey bu düğmeye basmaktır.
Translate from turco to inglés
Pek çok insan para çekmek için nakit para çekme makineleri kullanıyor.
Translate from turco to inglés
Ben dikkat çekmek istemiyordum.
Translate from turco to inglés
Tom dikkat çekmek istemiyordu.
Translate from turco to inglés
Acı çekmek insanın kaderidir.
Translate from turco to inglés
Acı çekmek insanoğlunun alnına yazılmıştır.
Translate from turco to inglés
Jane biraz para çekmek için bankaya gitti.
Translate from turco to inglés
Benim bahçemdeki yabani otları çekmek için bir alete ihtiyacım var.
Translate from turco to inglés
Lütfen bunu aşağı çekmek için bana yardım edin.
Translate from turco to inglés
Tom bize bu müzede fotoğraf çekmek için izin verilmediğini söyledi.
Translate from turco to inglés
Bahçedeki yabani otları çekmek onun işi.
Translate from turco to inglés
Jane ve Mary her zaman dikkat çekmek için yarışıyor.
Translate from turco to inglés
Tom tetiği çekmek için kendini ikna edemedi.
Translate from turco to inglés
Tom'un tetiği çekmek için cesareti yoktu.
Translate from turco to inglés
Fotoğraf çekmek istiyorum.
Translate from turco to inglés
Biz yabani otları çekmek zorundayız.
Translate from turco to inglés
Yağmur yağdığında ve toprak nemlendiğinde, yabani otları çekmek daha kolay olur.
Translate from turco to inglés
Bu sebeple, Komite'nin "Parlamento'nun Görünmez Üyeleri" hakkındaki raporuna dikkat çekmek isterim.
Translate from turco to inglés
Kürek çekmek için göle gittik.
Translate from turco to inglés
Burada fotoğraf çekmek yasaktır.
Translate from turco to inglés
Sessizce acı çekmek zorunda değilsiniz.
Translate from turco to inglés
Çocuklar bazen sırf ilgi çekmek için ağlarlar.
Translate from turco to inglés
Fotoğraflar çekmek için parka gittik.
Translate from turco to inglés
Fotoğraf çekmek için parka gittik.
Translate from turco to inglés
Birçok kişi ATM'leri para çekmek için kullanır.
Translate from turco to inglés
Biz başlamadan önce, bir şey kırmamak için çok dikkatli olmamız gerektiği konusunda herkesin dikkatini çekmek istiyorum.
Translate from turco to inglés
Yabani otları çekmeye başlamadan önce bahçenin nasıl göründüğüne dair bir resim çekmek hiç aklıma gelmedi.
Translate from turco to inglés
Bu yer fotoğraf çekmek için çok gölgeli.
Translate from turco to inglés
Dikkat çekmek çok mu önemli?
Translate from turco to inglés
Flaşlı fotoğraf çekmek bu noktadan itibaren yasak.
Translate from turco to inglés
Acı çekmek kaderim mi?
Translate from turco to inglés
Dikkat çekmek için abartılı elbise giyer.
Translate from turco to inglés
Biraz para çekmek istiyorum.
Translate from turco to inglés
Daha ne kadar acı çekmek zorundayız?
Translate from turco to inglés
Burada fotoğraf çekmek için iznimiz var mı?
Translate from turco to inglés
Tom kendine dikkat çekmek istemiyordu.
Translate from turco to inglés
Senin dikkatini çekmek kolay.
Translate from turco to inglés
Tom'un sadece biraz dikkat çekmek istediğini düşünüyorum.
Translate from turco to inglés
Tom onun dikkatini çekmek için gecenin ortasında Mary'nin penceresine taşlar attı fakat bunun yerine onun camını kırarak sonuçlandı ve Mary'nin babası polisi aradı.
Önümüzdeki günlerde acı çekmek istemiyorum.
Aslında kameramı ihmal etmedim. Sadece fotoğraf çekmek istemedim.
Artık acı çekmek istemiyorum.
Herkesin dikkatini çekmek zorunda kaldım.
Film çekmek için (kullanılan) cihaza kamera denir.
Fotoğraf çekmek için yaptığın tüm şey şu butona basmaktır.
Bunun bir resmini çekmek isteyeceksin.
Bu arada, bir noktaya daha dikkatinizi çekmek istiyorum.
Tom, üç kredi kartının limitini aştı ve onları ödemek için yüksek faizli bir kredi çekmek zorunda kaldı.
Tom yarın herkesin fotoğrafını çekmek istiyor.
Bu fiili çekmek zordur.
Dikkat çekmek için kendine bir şey yapma.
Ne kadar para çekmek istersin?
İlgiyi kendine çekmek istiyorsun.
Hiç resim çekmek istemiyorum.
O, bankadan tüm tasarruflarını çekmek istedi.
Protesto çekmek ister misin?
Kendinize dikkat çekmek için bir şey yapmayın.
Aslında kameramı unutmadım. Sadece resim çekmek istemedim.
Tom resmimi çekmek için ısrar etti.
Kedi yavrusunun kuyruğunu çekmek Mary'nin yaramazlığıydı.
Fotoğraf çekmek için yetersiz ışık var.
Ben sadece Tom'un dikkatini çekmek istedim.
Tom'un ya sabır çekmek dışında bir seçeneği yoktu.
Tom birkaç resmimizi çekmek istediğini söyledi.
Kimse öyle acı çekmek zorunda kalmamalı.
Bu resme tekrar dikkat çekmek istiyorum.
Bu alanda fotoğraf çekmek yasaktır.
Tom öğretmenin dikkatini çekmek için elini kaldırdı.
Kimse acı çekmek istemez.
Sadece fotoğraf çekmek istiyorum.
Tom bunun bir fotoğrafını çekmek istiyor.
Tom tetiği çekmek istedi ama çekemedi.
Acı çekmek istemiyorum.
Tom'un yeni evinin resimlerini çekmek için kameranı ödünç almak istedim.
Çok fazla selfie çekmek cinsel hayatın durgun olduğunun işaretidir.
Tom sadece dikkat çekmek istedi.
Benim para çekmek için bankaya gitmem gerekir.
O sadece benim dikkatimi çekmek istiyor.
O onun dikkatini çekmek için kasten mendilini düşürdü.
Ders projem için bazı fotoğraflar çekmek zorundayım.
Neden trenlerin resimlerini çekmek çok ilginç?
Trenlerin resimlerini çekmek neden ilginçtir?
Onlar Kyoto'nun fotoğraflarını çekmek istedi.
Aşk kızamık gibidir, hepimiz onu çekmek zorundayız.
Bazı fotoğraflar çekmek amacıyla partiye katıldım.
Çocuklar bazen sadece dikkat çekmek için ağlar.
Tom'u ikna ederek kendi tarafına çekmek bariz bir girişimdi.
Neden acı çekmek zorunda olan kişi her zaman benim?
Tom Mary'nin dikkatini çekmek için kollarını salladı.
Tom bir fotoğraf çekmek için cep telefonunu çıkarıverdi.
İki adam onun dikkatini çekmek için yarıştı.
O, dikkat çekmek için süslü giysiler giyer.
Biz fotoğraf çekmek için parka gittik.
Tom o bankadan bütün paramı çekmek isteyebileceğimi önerdi.
Bazen güzel bir fotoğraf çekmek için orada dolaşırım.
Hesaptan biraz para çekmek istiyorum.
O, dikkat çekmek için puantiyeli elbise giyer.
Tom Mary'nin bir fotoğrafını çekmek istedi ama o onun çekmesini istemedi.