Learn how to use çikolatalı in a turco sentence. Over 80 hand-picked examples.
Ben çikolatalı dondurmayı severim!
Translate from turco to inglés
Ümit; bir saat önce bitirdiğin çikolatalı çörek kutusunun sihirle tekrar dolup dolmadığını kontrol etmek için çılgın bir adam gibi birdenbire mutfağa doğru koştuğundadır.
Translate from turco to inglés
Oğlumun yediği bir çeşit ve tek tatlı çikolatalı pastadır.
Translate from turco to inglés
Jane randevusunda tüm bir çikolatalı kekin bittiğine inanamadı.
Translate from turco to inglés
O diyette olsa da çikolatalı kek onu cezbetti.
Translate from turco to inglés
Tom'un gerçekten yemek istediği çikolatalı pudingti.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin çikolatalı dondurmaya dayanamadığını biliyor.
Translate from turco to inglés
Çikolatalı dondurmayı severim.
Translate from turco to inglés
Çikolatalı keke düşkündür.
Translate from turco to inglés
Biraz çikolatalı dondurma ister misin?
Translate from turco to inglés
Tom'un çikolatalı dondurmaya bir özlemi vardı.
Translate from turco to inglés
Arkadaşım çikolatalı dondurma seviyor.
Translate from turco to inglés
Çilekli ve çikolatalı kurabiyelerimiz var.
Translate from turco to inglés
Çikolatalı sütü severim.
Translate from turco to inglés
Tom çikolatalı dondurmayı seviyor.
Translate from turco to inglés
Çikolatalı dondurma ısmarladım.
Translate from turco to inglés
Tom bir çocukken sık sık çikolatalı süt içerdi.
Translate from turco to inglés
Çikolatalı dondurma sipariş ettim.
Translate from turco to inglés
Çikolatalı sundae sipariş ettim.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin kendisi için yaptığı çikolatalı kurabiyeleri yedi.
Translate from turco to inglés
Çikolatalı kek tarifini bana verir misin?
Translate from turco to inglés
Çocuklar tatlı için çikolatalı puding yediler.
Translate from turco to inglés
Tom vanilya kremalı iki çikolatalı kap kek aldı ve onlardan birini Mary'ye verdi.
Translate from turco to inglés
Buzdolabında çikolatalı dondurma var.
Translate from turco to inglés
Tom pipetle çikolatalı süt içiyor.
Translate from turco to inglés
Bir parça çikolatalı kek istiyorum.
Translate from turco to inglés
Al, söz verdiğim gibi, işte çikolatalı pasta.
Translate from turco to inglés
Tom, çikolatalı keke bayılır.
Translate from turco to inglés
Çikolatalı bisküviler istiyorum.
Translate from turco to inglés
Keşke şimdi biraz çikolatalı dondurma yiyebilsem.
Translate from turco to inglés
Diyetime rağmen, bir dilim çikolatalı kek almaktan kendimi alamadım.
Translate from turco to inglés
Çikolatalı puding sever misiniz?
Translate from turco to inglés
Bir çikolatalı dondurma istiyorum.
Translate from turco to inglés
Hiç çikolatalı sütün var mı?
Translate from turco to inglés
Sana biraz çikolatalı kek pişirdim.
Translate from turco to inglés
Tom bir pipetle çikolatalı süt içiyordu.
Translate from turco to inglés
Özellikle çikolatalı kekini seviyorum.
Translate from turco to inglés
O biraz çikolatalı kek yaptı.
Translate from turco to inglés
O, dört kişi için vanilya çikolatalı kek yaptı.
Translate from turco to inglés
Çikolatalı kek en sevdiğim tatlıdır.
Translate from turco to inglés
Tom muzlu keki sever. Öte yandan, Mary çikolatalı keki sever.
Translate from turco to inglés
Tom çikolatalı barın yarısını kaybetti ama bir arkadaş kazandı.
Translate from turco to inglés
Çikolatalı keki sevdiğini umuyorum.
Translate from turco to inglés
Çikolatalı süt sever misin?
Translate from turco to inglés
Ben çikolatalı bir aperitif yiyeceğim.
Buraya gel ve çikolatalı kek ye!
Çikolatalı kremamı hâlâ bitirmedim.
Lütfen çikolatalı keke buyurun.
"Ne yiyorsun?" "Ben bir çikolatalı dondurma yiyorum."
Tatlı için, Tom vanilyalı dondurma ile çikolatalı parfe sipariş verdi.
Mary tüm çikolatalı şekerlemeleri yedi.
O, çikolatalı keke düşkündür.
O, çikolatalı pasta düşkünüdür.
Biraz çikolatalı kekim var.
Tom gerçekten çikolatalı keki seviyor.
Tom çikolatalı keki çok sever.
Daniel çikolatalı kek yapıyor.
Ohh! Çikolatalı tatlı krema. Nefis.
Bu bilet götürene bir çikolatalı dondurma hakkı tanır.
Mary, oğlanlar için çikolatalı puding yaptı.
Tom bir kamışla çikolatalı sütü içerken yemek odası masasına oturdu.
Pazar günleri bir ay içinde hiç çikolatalı kekim yoktu.
Tom çikolatalı dondurmayı sever.
Tom çikolatalı dondurmayı sevmiyor.
Tom, çikolatalı dondurmayı sevdiğini söylüyor.
Tom yiyebildiği zaman çikolatalı dondurma yer.
Tom çikolatalı dondurmayı sevmediğini söylüyor.
Tom, çikolatalı dondurmayı sevmediğini söyledi.
Tom çikolatalı kurabiyelere düşkündür.
Tatlı için, Marie çikolatalı pasta ve bir meyve salatasını yapmıştı.
Tom, Mary'ye biraz çikolatalı kek pişirdi.
Çikolatalı dondurma sevmiyorum.
Bu sabah çikolatalı kurabiyelerden yedim.
Tom fırsatını buldukça çikolatalı dondurma yer.
Çikolatalı pastayı seviyorum.
Çikolatalı dondurma yemek istiyorum.
Çikolatalı dondurma en sevdiğim tatlıdır.
Bir çikolatalı alabilir miyim?
Çikolatalı pasta nefisti.
Çikolatalı içeceğinizi sıcak mi seversiniz?