Learn how to use öldürücü in a turco sentence. Over 9 hand-picked examples.
Seller, şiddetli rüzgar fırtınaları, kuraklıklar, öldürücü donlar ve hava kirliliği sorunları hepsi,ara sıra, modern toplumu etkilenmiştir.
Translate from turco to inglés
Kimse, öldürücü bir salgın gibi dünya çapında bir felaketi önemsememezlik edemez.
Translate from turco to inglés
Tom bu gece öldürücü iğneyle ölecek.
Translate from turco to inglés
Sigara içmek öldürücü olabilir.
Translate from turco to inglés
Tom'un bu gece öldürücü iğneyle ölmesi planlandı.
Translate from turco to inglés
Mahkeme adamı öldürücü iğneyle ölüme mahkûm etti.
Translate from turco to inglés
Fulyalar, yüksek miktarlarda yutulduğu zaman öldürücü bile olabilen zehirli bir alkali madde içerir.
Translate from turco to inglés
Tom öldürücü enjeksiyonla idam edildi.
Translate from turco to inglés
Bugün öldürücü bir sıcak var.
Translate from turco to inglés