Learn how to use ölmek in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Getter Jaani ile ölmek istiyorum.
Translate from turco to inglés
Ben ölmek için çok gencim!
Translate from turco to inglés
Açlıktan ölmek üzereyim!
Translate from turco to inglés
Doğmak, evlenmek ve ölmek, her zaman para getirir.
Translate from turco to inglés
Genç ölmek onun kaderiydi.
Translate from turco to inglés
O, ölmek üzeredir.
Translate from turco to inglés
O ölmek üzeredir.
Translate from turco to inglés
Niçin ölmek istiyorsun?
Translate from turco to inglés
Şimdi ölmek istemiyorum.
Translate from turco to inglés
Ölürsem kimsenin beni bulmayacağı bir yerde ölmek istiyorum.
Translate from turco to inglés
Ölmek üzereyim.
Translate from turco to inglés
O ölmek üzere.
Translate from turco to inglés
Ben ölmek üzere miydim?
Translate from turco to inglés
Bugün ölmek için güzel bir gün.
Translate from turco to inglés
Ölmek istemiyorum!
Translate from turco to inglés
Ölmek veya ölmemek. İşte bütün mesele bu.
Translate from turco to inglés
Ayakta ölmek en güzeli.
Translate from turco to inglés
Tom ölmek zorunda değildi.
Translate from turco to inglés
Tom ölmek üzere.
Translate from turco to inglés
Onlar ölmek zorunda.
Translate from turco to inglés
Henüz ölmek için hazır değilim.
Translate from turco to inglés
Ölmek veya öldürmek bir şeylerin çözümü olamaz.
Translate from turco to inglés
Burada ölmek istemiyorum.
Translate from turco to inglés
Ölmek için çok gencim.
Translate from turco to inglés
Ölmek istiyorum!
Translate from turco to inglés
Hepimiz ölmek zorundayız.
Translate from turco to inglés
Burada ölmek istemem.
Translate from turco to inglés
Ölüm hücresindeki birçok mahkum ölmek istediklerini söylüyorlar.
Translate from turco to inglés
Ölmek istemiyorum.
Translate from turco to inglés
Tom ölmek üzere olduğunu biliyordu.
Translate from turco to inglés
Ölmek için en iyi yol bu.
Translate from turco to inglés
Burada ölmek ister misin?
Translate from turco to inglés
Ölmek istiyorum.
Translate from turco to inglés
Henüz ölmek istemiyorum.
Translate from turco to inglés
Herkes cennete gitmek ister, ama kimse ölmek istemez.
Translate from turco to inglés
Nasıl ölmek istersin?
Translate from turco to inglés
Dizleri üzerinde yaşamaktansa, ayakları üzerinde ölmek iyidir!
Translate from turco to inglés
Büyükbaba ölmek üzere.
Translate from turco to inglés
Sadece, ölmek istemiyorum.
Translate from turco to inglés
Ölmek zorunda olduğunu unutma.
Translate from turco to inglés
Ölmek istemiyoruz.
Translate from turco to inglés
İnsanlar ölmek istemiyorlar.
Translate from turco to inglés
O gece ölmek istiyorum!
Translate from turco to inglés
Tom açlıktan ölmek istemiyordu.
Translate from turco to inglés
Herkes cennete gitmek istiyor ama kimse ölmek istemiyor.
Translate from turco to inglés
Kimse ölmek istemez.
Translate from turco to inglés
Yerinde olsam, ölmek için bu kadar acele etmezdim.
Translate from turco to inglés
Ölürsem, yatağında huzur içinde ölen büyük babam gibi ölmek isterim. Arabasındaki tüm yolcular gibi çığlık atarak değil.
Translate from turco to inglés
Bu inançta yaşamak ve ölmek istiyorum.
Translate from turco to inglés
Tom ölmek istedi.
Translate from turco to inglés
Ölmek zorunda değilsin.
Translate from turco to inglés
Ölmek zorunda değilsiniz.
Translate from turco to inglés
Neden ölmek istiyorsun?
Translate from turco to inglés
Neden ölmek istiyorsunuz?
Translate from turco to inglés
Açlıktan ölmek zorunda değiliz.
Translate from turco to inglés
Baba, kurtar beni! Ölmek istemiyorum! Ölmek istemiyorum!
Yakında ölmek istiyorum.
Ölmek için sabırsızlanıyorum.
Cennete gitmek istiyorum ama oraya gitmek için ölmek istemiyorum.
Eğer ölürsem, hiç kimsenin beni bulmayacağı yerde ölmek istiyorum.
Üç kişi onlardan ikisi ölmek koşuluyla bir sırrı saklayabilir.
Birisi ölmek üzere.
Ölmek istemezler.
Tom ölmek istiyor.
İnan bana, ölmek istemem.
"Dik durarak ölmek, dizlerinin üstünde yaşamaktan iyidir." "O halde neden hala hayattasın?"
Ben böyle ölmek istemiyorum.
Sonunda ölmek istemiyorum.
Bir an önce ölmek istiyorum.
Birlikte yaşamaktan hoşlanmayabiliriz ama birlikte ölmek bir şeyi çözmeyecek.
Ölmek istedim.
Ölmek istediğimi mi düşünüyorsun?
Ölmek istediğimi mi düşünüyorsunuz?
Ölmek istiyorum mu zannediyorsun?
Ölmek istiyorum mu zannediyorsunuz?
Utanç içinde yaşamaktansa onurlu ölmek daha iyidir.
Ben yaşlılıktan ölmek istiyorum.
Ölmek için çok gençsiniz.
Ölmek için çok gençsin.
Ölmek için çok gençsin, arkadaşım.
Sadece ölmek istiyorum.
Ölmek için hazırım.
Ölmek istemiyordum.
Tom ölmek istemiyor.
Tom ölmek istemiyordu.
Ölmek için hazır değilim.
Ölüm hücresindeki birçok mahkum ölmek istemediğini söylüyor.
Yalnız ölmek istemiyorum.
Yarın ölmek istemiyorum.
Erken ölmek istemiyorsan sigara içmeyi bırak.
Hayatta kalanlar açlıktan ölmek üzereyken bir adada bulundu.
Onun kocası ölmek üzere.
John doğduğu yerde ölmek istediğini söylüyor.
Ölmek, aşık olmaktan daha kolaydır.
Biraz yiyecek alalım. Sen ölmek üzereymiş gibi görünüyorsun.
Vatan için ölmek tatlı ve onurludur.
Ben cennete gitmek istiyorum ama oraya gitmek için ölmek istemiyorum!
Ben iyi olmak istemiyorum ki Çınar. Ölmek istiyorum. Niye kurtardın beni.
Her insan ölmek zorunda.
Ben sadece bir deliğe sürünerek girmek ve ölmek istiyorum.