Learn how to use örneğin in a turco sentence. Over 51 hand-picked examples.
O, garip hayvanları sever, örneğin yılanlar.
Translate from turco to inglés
Japonya güzel kentlerle doludur. Örneğin Kyoto ve Nara.
Translate from turco to inglés
Modern Yunanca'da harfleri birleştirerek sesler oluşturabilirsiniz. Örneğin "b" sesi için μπ'yi, "d" sesi için ντ'yi, "g" sesi için γκ'yi ve "c" sesi için ise τζ'yi kullanabilirsiniz.
Translate from turco to inglés
Eğer ilkel bir topluluğun bir üyesi isen ve üretmek istersen, örneğin, yiyecek,yapman gereken iki şey vardır.
Translate from turco to inglés
Japonya güzel şehirlerle doludur. Kyoto ve Nara, örneğin.
Translate from turco to inglés
Profesyonel çevirmenler çoğunlukla sadece tek bir alanda uzmanlaşırlar, örneğin hukuk ve tıp.
Translate from turco to inglés
Jack çamı kozalakları, örneğin, büyük bir ısıya maruz kalıncaya kadar tohumlarını bırakmak için kolayca açılmazlar.
Translate from turco to inglés
Ray, metal ya da tahtadan yapılmış ince ve uzun bir şeydir. Örneğin, trenler ray üzerinde gider, bu yüzden ona demir yolu treni diyoruz.
Translate from turco to inglés
Hoş olmayan bir şey olacağını biliyorsan, örneğin dişçiye gideceğini, ya da Fransa'ya, öyleyse bu iyi değil.
Translate from turco to inglés
Tatoeba, Japonca'da örneğin anlamına gelir.
Translate from turco to inglés
Herkes çay içmeyi sevmez, örneğin ben kahve severim.
Translate from turco to inglés
Buna inanmıyorum. Mantığın hatalı ve örneğin saçma.
Translate from turco to inglés
Örneğin, o Almanca, Fransızca ve İngilizce biliyor.
Translate from turco to inglés
Az görmenin bazı avantajları vardır; örneğin, o hayal gücünü geliştirir.
Translate from turco to inglés
O gece pek çok kişinin gelebileceğini sanmıyorum. Örneğin, ben Londra'da olmalıyım.
Translate from turco to inglés
Ortak çok şeyimiz var: örneğin hobilerimiz, eğitim durumu.
Translate from turco to inglés
Örneğin?
Translate from turco to inglés
İtalya'da birçok eski kent vardır. Örneğin Roma ve Venedik.
Translate from turco to inglés
Türkçe ile İngilizce çok farklıdırlar. Örneğin Türkçede cinsiyet ayrımı yoktur, İngilizcede vardır.
Translate from turco to inglés
Çok sayıda hayvan, örneğin kaplanlar gibi, et yer.
Translate from turco to inglés
Büyük şehirlerde, örneğin Londra'da, ağır dumanlı sis var.
Translate from turco to inglés
İtalya'da çok sayıda eski şehir var. Örneğin Roma ve Venedik.
Translate from turco to inglés
Örneğin, on bin doların olsa ne yaparsın?
Translate from turco to inglés
Örneğin Orta Doğu'nun Orta Amerika'dan daha önemli olduğunu sana düşündürten şey ne?
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary safariye gittiler ve örneğin aslanlar, zürafalar, zebralar ve su aygırları gibi birçok hayvanı gördüler.
Translate from turco to inglés
Japonya'da birçok güzel kent vardır. Örneğin Kyoto ve Nara.
Translate from turco to inglés
Örneğin, Mary ile çıkmayı düşünebilir misin?
Translate from turco to inglés
O, örneğin yılanlar gibi garip hayvanları seviyor.
Translate from turco to inglés
Örneğin, şehir merkezine gitmek istersem hangi otobüse binmeliyim?
Translate from turco to inglés
Küçük hayvanlar, örneğin kriller plankton yerler.
Translate from turco to inglés
Japonca kelime "Tatoeba" "Örneğin" anlamına gelir.
Translate from turco to inglés
Birçok hobilerim var, örneğin balıkçılık ve tırmanma.
Translate from turco to inglés
Örneğin benim yerimde olsaydın ne yapardın?
Translate from turco to inglés
Japonya güzel şehirlerle doludur. Örneğin, Kyoto ve Nara.
Bir yavru dil başka bir dilden iner - örneğin Hintçe Sanskritçe'nin bir yavru dilidir.
O, sessiz müziği tercih ediyor - örneğin barok.
Örneğin İngiltere'yi al.
"Tatoeba" Japoncada "örneğin" anlamına gelir.
Burada ilginç bir örneğin var.
Örneğin: Edirne ve çevresinde Trakya-Paşaeli adlı bir dernek vardı.
Dernekte İngiliz ulusundan kimi serüvenciler de vardı. Örneğin: Rahip Frew gibi.
Örneğin bazı bölgeler, kendilerinin Osmanlı Devleti'nden koparılacağı görüşüne karşı ondan ayrılmamak yollarına başvuruyor.
Bu işbirliği diğer taşımacılık biçimlerine de yayılacak mı - örneğin hava taşımacılığı?
Yine de bazı sorular henüz cevap bekliyor. Örneğin silah, daktilo ve kaşe nerede?
Örneğin uluslararası güçler ne zamandır Kıbrıs'da bulunuyor?
Örneğin bir konserve fabrikası çöpünü nereye dökecek?
Örneğin domuz eti fiyatları yüzde on arttı.
Örneğin maaşlar artıyor.
Örneğin 45 numaralı senfonisi, Veda Senfonisi olarak bilinir.
Hayvanları severim, örneğin kedi ve köpekleri.
Bazı kelimelerin tarihi gerçek bir başyapıttır. Örneğin, kaput. Orijinal kelime Latince "caput" yani "bir baş"tı; ve "bir baş"tan "her şeyin sonu"na giden yol oldukça uzundur.