Learn how to use özgürlüğü in a turco sentence. Over 58 hand-picked examples.
Din özgürlüğü için savaşıyorlar.
Translate from turco to inglés
İnsanlar özgürlüğü sever.
Translate from turco to inglés
Nihayet, onlar kanla özgürlüğü satın aldı.
Translate from turco to inglés
Çok sayıda öğrenci konuşma özgürlüğü için savaştı.
Translate from turco to inglés
Düşünce özgürlüğü anayasa tarafından garanti altına alınmıştır.
Translate from turco to inglés
Tam din özgürlüğü tüm insanlar için güvence altına alınmıştır.
Translate from turco to inglés
Para özgürlüğü satın alamaz.
Translate from turco to inglés
Tom'un çok fazla özgürlüğü yoktur.
Translate from turco to inglés
Tutukluya özgürlüğü verildi.
Translate from turco to inglés
Yeni davranış kurallarını ihlâl etmekten yakalanan gençler seyahat özgürlüğü haklarını kaybedecekler, ve bu hakkı geri almak için parasız toplum işini tamamlamak zorunda kalacaklar.
Translate from turco to inglés
Onlar din özgürlüğü için savaştılar.
Translate from turco to inglés
İfade özgürlüğü ciddi şekilde sınırlandı.
Translate from turco to inglés
Basın özgürlüğü yoktu.
Translate from turco to inglés
Doğru olduğunu düşündüğü şeyi yapma özgürlüğü var.
Translate from turco to inglés
Kadınların özgürlüğü hareketinde yer aldı.
Translate from turco to inglés
Kadınların özgürlüğü hareketinde bir rol oynadı.
Translate from turco to inglés
O, hem özgürlüğü hem de adaleti temsil ediyor.
Translate from turco to inglés
Onun hareket özgürlüğü kısıtlıydı.
Translate from turco to inglés
Biz özgürlüğü temsil ediyoruz.
Translate from turco to inglés
Bu basın özgürlüğü.
Translate from turco to inglés
Bana özgürlüğü mü anlatmak istedin?
Translate from turco to inglés
Basın özgürlüğü engellenmemeli.
Translate from turco to inglés
Bu ülkede din özgürlüğü yok.
Translate from turco to inglés
Bazı ülkelerde basın özgürlüğü yok.
Translate from turco to inglés
Demokrasi özgürlüğü teşvik eder.
Translate from turco to inglés
Ömrüm boyunca özgürlüğü sevdim.
Translate from turco to inglés
Konuşma özgürlüğü bazı ülkelerde kısıtlıdır.
Translate from turco to inglés
Özgürlüğü seviyorum.
Translate from turco to inglés
İfade özgürlüğü hâlâ bazı devletlerde tehlikelidir.
Translate from turco to inglés
Dan ifade özgürlüğü yanlısıdır.
Translate from turco to inglés
Basın özgürlüğü ilerliyor.
Translate from turco to inglés
Dünyada insanlar her zaman daha fazla özgürlüğü ve eşitliği savunuyor.
Translate from turco to inglés
ABD'de din özgürlüğü Haklar Bildirisinin teminatlarından biridir.
Translate from turco to inglés
Tekerlekli sandalye bedensel engelli insanlara daha fazla hareket özgürlüğü verir.
Translate from turco to inglés
Konuşma özgürlüğü, demokrasinin temel taşıdır.
Translate from turco to inglés
Evcil kuşlar özgürlüğü hayal eder. Vahşi kuşlar uçar!
Translate from turco to inglés
İfade özgürlüğü özellikle yayıncılar için önemlidir.
Translate from turco to inglés
Fadıl'ın özgürlüğü kısa ömürlüydü.
Translate from turco to inglés
Dinsel özgürlüğü destekliyorum.
Translate from turco to inglés
Sevme özgürlüğü, başkalarını sevmek demektir; gücü sevmek kendini sevmektir.
Translate from turco to inglés
Sami'nin özgürlüğü bitti.
Translate from turco to inglés
Düşünce özgürlüğü anayasal güvenceye alınmıştır.
Translate from turco to inglés
Tom özgürlüğü için mücadele ediyor.
Translate from turco to inglés
Tom özgürlüğü için savaşıyor.
Translate from turco to inglés
Çok sayıda öğrenci konuşma özgürlüğü için mücadele etti.
Translate from turco to inglés
Kadınların özgürlüğü dünyanın özgürlüğüdür.
Söz veriyoruz, bu topraklara özgürlüğü mutlaka getireceğiz. Söz veriyoruz, bu ülkede demokrasi ancak bizimle kurulur.
Gardiyana âşıkken özgürlüğü sevemezsin.
Herkesin düşünce ve ifade özgürlüğü vardır.
Bilgiye Erişim Özgürlüğü Yasası net bir varsayımla yönetilmelidir: Şüphe karşısında, açıklık hüküm sürer.
Güney Sırbistan'da ülkenin geri kalanına kıyasla daha fazla basın özgürlüğü mü var?
İfade özgürlüğü nedir?
Onlar dinî inanç özgürlüğü için savaştı.
Boykotlar bir ifade özgürlüğü biçimidir.
Kalman'ın çok fazla özgürlüğü vardı.
Bir bireyin özgürlüğü, diğerinin özgürlüğünün başladığı yerde sona erer.
Kadının özgürlüğü, toplumun özgürlüğüdür.
Kadınların özgürlüğü, toplumun özgürlüğüdür.